Bağlar Bal

Organik Kestane Balı

Bağlar Bal Organik Kestane Balı özel bir baldır. Sabit arıcılık ürünü olduğundan tamamen yörenin kendine has aromasını taşır.Organik beslenen kadınların tercihidir.
Bağlar Bal Organik Kestane Balının sahip olduğu besleyici değer ve tedavi edici özellikleri nedeniyle insan sağlığı üzerinde olumlu etkilerini kadınların bilmesi gerekmektedir.

Bal




Özet Akışına Ücretsiz Abone Olun.
RSS takipçisi olun. (?)

ya da
yeni yazıların gelmesi için E-mail adresinizi girin:
E-mail:





Forum - Kadınca - Kadınlar Kulübü - Kadın Portalı - Kadınx - Elitkadın - Hatunca - Zennube - Maxikadın - Hanımefendi







 Kadınlar! Bal ve polen sağlıktır, doğal ilaçtır, şifalıdır.

YÜKSEK TANSİYON VE SOLUNUM YOLLARI

Kadın kalbinin sırrını bal ile keşfedin...

Koyu kahve renkli, buruk biraz acı ve kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal, antiseptik özelliğiyle tanınır.
Bal arısı kestaneden hem polen hem nektar hem de salgı toplar.
Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir.
B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar.
Kestane Balı solunum ve sindirim sistemlerine olumlu etkiler getirmektedir.


Kestanede

"Yüzyıllardır hem dünyada hem de ölümden sonraki yaşamda insanoğluna hizmet etmiş bal. Eski bir geleneğe göre, evlenen çiftler avuçlarından bal yiyerek birbirlerine kötü söz söylemeyeceklerine ve el kaldırmayacaklarına dair söz verirlermiş. Kimi kültürlerde diğer dünyaya girişin anahtarı olarak kabul edilmiş. Kimi kültürlerdeyse insanlar ölülerini balla mumyalamışlar.

BAL hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, sırf vefakar bal emekçilerinin, yani arıların, Orta Asya'nın kalbinden Avrupa'ya, oradan Kolomb'un gemileriyle Amerika'ya ve daha nice yerlere yaptıkları maceralı yolculukları anlatmak oldukça uzun sürer. Gelin biz burada, çeşitli kültürlerin ona yüklediği ilginç anlamlardan dem vuralım.

Bal denilen bu iksirli besin tarih boyunca o kadar çok itibar görmüş ki, bilgelikleriyle ünlü bir çok karakterin çocukluklarını bal kaşıklayarak geçirdiklerine kanaat getirilmiş. Yunanlıların yüce tanrısı Zeus'tan, matematiği ve vejetaryanlığı kendi tarikatında birleştirmiş Pitagoras'a kadar bir çok kişinin bal yiyerek büyüdüğüne inanılmış. Bu düşünce sadece balın uzun süre boyunca yegane doğal tatlandırıcı olmasından kaynaklanmıyor. Bunun yanı sıra, tatlı yiyecekler tarih boyunca doğal şifa vericiler olarak algılanırmış ve her zaman ayrıcalıklı kişilerin sofrasında yer alırmış. Herodot'un Mısır tarihinden bize aktardığına göre, Mısırlılar tanrılarına adayacakları hayvanları un, kuru üzüm, incir ve çeşitli aromaların balla harmanlanmasından oluşan bir karışımla doldururlarmış. Bu karışımların bazıları günümüzün ağız tadına göre biraz 'garip' olarak nitelendirilse de unutmamamız gereken bir başka nokta da, eski çağlarda balın en önemli çeşni maddesi olması. Günümüzün tersine, insanlar yemeklerini sadece aşırı bahatlarla renklendirmiyorlarmış. Örneğin Epaentes'in bize verdiği tarife göre, Yunanlıların en sevdiği 'bal dolması', peynir, et, sirke ve soğanla yapılıyormuş. Romalı retorik ustası Jullius Pollux, Onamasticon adlı kitabında balda pişirilmiş incir yapraklarının tadından bahseder. Kuzey Amerika kızılderililerinden Mohavkların kamp ateşinde pişirdikleri, içi bal, elma suyu ve meyve yağlarıyla doldurulmuş bal kabakları da çok lezzetli olmalı.

Balın şifasına dair en güzel hikayelerden biri de hayatın anlamını alçak gönüllü zevklerde bulan Demokritos'un başından geçenlerdir. Tüm hayatını tutumlu bir şekilde geçirmiş 109 yaşındaki yaşlı bilge, ölüm vaktinin çok da uzakta olmadığını kavradığında, her gün biraz daha az yemeye karar verir. Bu nedenle çeşitli besinlerden birer birer vazgeçer. Tam da en son yiyecekten vazgeçtiği gün Tanrı Demeter'in adına düzenlenen festival başlar. Yaşlı adam da bu kutsal günde ölerek saygısızlık etmek istemez. Bunun üzerine festival boyunca içi bal dolu bir kabı burnuna yaklaştırıp koklamakla yetinir. Festival bittiğinde kap önünden alınan bilge, anında ölür.

Her ne kadar günümüzde pek rastlanmasa da, arılarla olan ilişkimiz, balın toplanma ve yenme alışkanlıkları çoğu kez dini ritüelleri çağrıştırmakta. Bu kanıyı doğrularcasına Efes ve Elevsis'deki rahibeler 'arılar' diye adlandırılırmış. İbranice'de arı demek olan dbure kelimesinin kökü sözcük anlamına gelen dbr'dan gelir. Aynı lisandaki Deborah ismi de arının asli görevinin Kutsal Söz olan doğru'yu söylemek olduğuna işaret eder. Toplandıktan sonra herhangi bir işleme tabi tutulması gerekmediği için bu mucizevi iksir, Tanrı'nın arılar yoluyla bize ilettiği bir mesajdır; Tanrı'nın sözü, onun çiçeklerinden arılar vasıtasıyla bala taşınır. Kutsal sözün yolculuğu bu kadarla da kalmıyor. Anlatılanlara göre Eflatun ve Pindar gibi büyük şairlerin ağzından çıkan sözleri de arılar taşımış dillerine. Belki de doğumdan hemen sonra ağlayan bebeklerinin dillerini ballı bir bezle saran Senegal ve Ivory Adalı kadınların zihinlerinden de aynı düşünceler geçiyordun Eski bir geleneğe göre evlenen çiftlerin avuç içlerine de bal dökülürmüş. Erkek ve kadın birbirlerinin avuçlarından bal yiyerek birbirlerine kötü söz söylemeyeceklerine ve el kaldırmayacaklarına dair söz verirlermiş. Anlayacağınız eski beraberliklerde balın ehemmiyeti sadece balayı ile sınırlı kalmıyormuş.

Yeraltına ballı mesaj

Arıların Tanrı ve Yaradılış'la olan ilişkileri daha bir çok kültürde karşımıza çıkmakta. Mayaların gizli inanışı Popul Vuh'a göre ilk arı, dünyanın merkezindeki bir kovanda doğmuştur. Bir volkanın lavları gibi elleri yakan ve gözleri kamaştıran bu hayvanın asli görevi insanı kayıtsızlık ve bilgisizlikten uyandırmaktır. Romalıların ilkbahar tanrıçası Prosperina'nın mekanı da yeraltıdır. Bu tanrıçayı çok kızdırmaktan korkan Romalılar, O'nun yer altından ateşten bir yılan şeklinde çıkmasını engellemek için çare olarak ballarından fedakarlık etmişler.

Ovid'de balın aslında bize şarap tanrısı Baküs'ün bir armağanı olduğunu söyler. Baküs bir sefer sonrasında satirleriyle beraber hoplaya zıplaya geri dönerken satirler sistralarını çalmaya başlarlar. Çınlayan enstrümanların sesiyle bir ağaçtan çıkan bir yığın böcek üzerlerine üşüşür. Baküs de böcekleri alıp ilk kez bal yapacakları yere götürür.

Tabi bu efsaneyi duyduktan sonra Yunanlı ve Romalıların şaraba bal katıp fermante ederek mead denilen bir içki elde ettiklerini öğrenmek pek şaşırtıcı olmuyor. Tıpkı doğumlarda olduğu gibi ölümlerde de balla yapılan ritüellerin ayrı bir yeri var. Neolitik çağlardan itibaren Babil, Sümer ve Girit gibi bir çok medeniyet önemli insanlarını balla birlikte gömmüştür. Çünkü bal diğer dünyaya girişin anahtarıdır. Büyük İskender'de ölümünden sonra halis balla mumyalanmış.

Arizona'nın Hopi kızılderilileri de arkada bıraktıkları yılın ölüsünü, kış gündönümünde bal ve undan yapılma bir yemekle simgesel olarak yakarlarmış. Anlayacağınız balın şifası hem burada, hem de diğer tarafta insanoğluna hizmet etmeye devam ediyor, herkese tatlı ve sağlıklı günler dileğiyle... "


Kaynak:Buğday
 



Kestane balı şifalıdır. Ailesini seven kadının tercihi..

Osmanlı'da ballı tatlılar 

18. yüzyılda Osmanlı sarayında görevli 400 helvacı vardı. Bu helvacılar mutfaklara bitişik helvahanelerde çalışır, helva dışında macun, şerbet gibi sarayın gereksinimi olan diğer bazı tatlıları da hazırlardı. Turşular da helvahanede yapılırdı. Helvahanenin, sarayın eczanesi olmak gibi bir işlevi daha vardı. Osmanlı döneminde, balın yörelere göre farklı tüketim şekilleri vardı. Örneğin Karadeniz'in şerbeti balla yapılan "bal baklavası" ünlüydü. 1. Dünya Savaşı başlayana dek İzmir'de konuklara yağlı ballı denilen bezdirmeler ikram edilirdi. Yine unutulmuş tatlılardan balla yenilen sünger bazlaması, Anadolu'da değerli misafirlere yapılan bir ikramdı. Sünger bazlaması yapmak için, sıvı kıvamlı hamur, kızgın sac üzerine yayılır ve kızaran hamur alındıktan sonra parçalanıp içinde bal bulunan tabağa dökülürdü. 2. Dünya Savaşı sonrası da bal Anadolu halkının neredeyse tek tatlısıydı. Şeker çok pahalıydı ve alınamıyordu. Üzüm yetişen yerlerde pekmez, ama hemen her yerde bal, şeker yerine kullanılıyor, baldan çeşitli tatlılar yapılıyordu. Celal Davut Arıbal Anadolu'da yenilen bal ekmeğinden bahsetmiştir. Bal ve un yoğrularak hamur haline getirilir, küçük ekmekler şeklinde pişirilir. Arıbal hafif esmer renkli bu ekmeklerin çok lezzetli olduğunu söyler. Bir de Anadolu'da zenginlerin misafirlerine ikram ettiği ballı kestane tatlısı vardır ki, Arıbal onu da "Kestaneler suda haşlandıktan sonra kabukları soyulup temizlenir, iyice ezildikten sonra bir tepsiye yayılır, üzerine bal dökülerek karıştırılır." diye tarif eder. Balla ve sirkeyle yapılan "sirkencübin" denilen şerbet, hem susuzluk giderir, hem de hastalıklarda ilaç yerine kullanılırdı. 16. yüzyıl ortalarında yurdumuzda bulunan bir İspanyol gezgin, görev yaptığı Sinan Paşa konağındaki şerbetlerden söz eder: ". Kiraz, kayısı, erik gibi meyveleri kaynatıp şeker veya bal katarlar. Bozulmasın diye her gün yenisini kaynatırlar. Misafiri şerbet içmeden bırakmazlar." Ramazan aylarında Eminönü Valide Camii'nde teravih çıkışı bal şerbeti dağıtılırdı. Isparta'da bulunan Kutlubey Camii'nin vakfiyesinde de balın okkası bir akçeye bile çıksa mevlidin bal şerbetiyle okutturulması yazılıdır. Aşevleri açan, imarethane ve misafirhaneler kuran zenginler de, vakfiyelerinde ilk koşul olarak misafirlere bal şerbeti ve bal helvası verilmesini yazarlardı. Bu vakfiyelerde cami ve medreselerin imam, müezzin, kayyum gibi hizmetlilerine de her ay üç-beş okka bal verilmesi istenirdi. 19. yüzyıl ortalarında yurdumuza gelen Fransız gezgin Jean Henri Ubicini, Türkiye'de bal ve suyla yapılmış portakal, ıhlamur, limon, menekşe, gül gibi çeşitli rayihaları olan şerbetlerden söz eder. Bir yemekte kendisine de keskin kokulu misk şerbeti ikram edilmiştir. Sarayda üretilen en önemli tatlı, adı bazı kayıtlarda rikak, bazılarında ise baklava diye geçen rikak baklavasıydı. Osmanlı dönemi baklavasının en önemli farkı, bal ile yapılmasıydı. Ulufe ödemelerinin yapıldığı günde ve ramazan ayının 15'inde Hırka-i Şerif ziyareti sonrası, yeniçerilere şerbeti daha çok bal ve daha az şeker katılarak yapılmış, bademli rikak baklavası dağıtılıyordu. Günümüzde de çok sevilen, incecik açılmış kat kat yufkadan yapılan baklava, Osmanlılarda hamur tatlılarının gözdesiydi. Baklava yapan hanımlar kaç yaprak yufka kullandıklarını söyleyerek övünürlerdi. Haksız da değillerdi, çünkü 70-80 yaprak yufka kullanıldığı olurdu. 1860'dan sonra yavaş yavaş Batılı yaşam tarzı Osmanlı sarayına girdi. Yemeklerde çatal bıçak kullanılmaya başlandı. Artık sabah kahvaltısında mutlaka bal, kaymak, peynir ve reçel bulunuyordu. Bunlara ek olarak kavurma ve yumurta verildiği de oluyordu. Bu tür Batılı tarzı kahvaltı, zamanla saray dışında da yaygınlaştı. Bugünün yemek kitaplarında balla yapılan birçok tatlı tarifine rastlanmaktadır. Fakat balın 45 derecenin üzerindeki ısıda besin değerini kaybetmesini göz önünde bulundurarak bu tariflere hiç girmiyoruz ve burada sadece Osmanlı mutfağından bal kullanılarak yapılan bazı unutulmuş tarifleri vermekle yetiniyoruz.

Kaynak : Balparmak












 

Ailenizin Yaşam Kalitesini

Bal ve Polen ile

 Yükseltin

Farkında olmasak da bal bütün yaşamımızı etkileyen ve düzenleyen bir gıdadır.
Yaşamın her evresinde farklı bir kullanım alanı bulunur.
Çocuklukta destek besiniyken gençliğe geçişte enerji kaynağımız olur.
Yaşlılıkta bize sağladığı şifa imkanlarıyla kestane balı başımızın tacıdır.

Bal ve polen ile sağlıklı , mutlu nesiller...

Kadınca , Kadınlar , Kadınlar Kulübü , Hatunca , Hanımefendi , Kadınx , Elitkadın , Maxikadın

Ballı Aile

Kadın kalbi kırılgandır. Sevgi ile üretilen bal bütün kalpleri iyileştirir.Kadınlar ailenizi Bal ile sağlıklı besleyin

Bal doğal ilaçtır

Ballı Aile'de, soğuk algınlığı belirtileri (öksürük, boğaz ağrısı, göğüste sıkıntı vb.) baş gösterdiğinde anne,  "doğal ilacı" bilmenin rahatlığı ile kestane balı kavanozuna uzanır. Sentetik antibiyotikler yerine hakiki kestane balını tercih eder; çünkü bilir ki "o" doğal iyileştiricidir. Bir tatlı kaşığı dolusu kestane balı, sade olarak boğazda bir müddet bekletilirse tesirini göstermeye başlar. Genellikle bu şekilde bir kaç kürden sonra belirtilerin hafiflediği, hatta ortadan kalktığı tecrübe ile sabittir.
 
Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon ilerlemiş ise, bağışıklık sistemini takviye etmek için kestane balına kaymak, tarçın ve özellikle zencefil ilave edilip yine aynı usûl boğazda bekletilerek tedavi yoluna gidilmesi tavsiye edilir.
 

Bal sağlıklı tatlandırır.


Ballı Aile'de anne, çocuklarına severek yiyecekleri bir tatlı hazırlamak istediğinde, "hakiki ve doğal" olan lezzetin elinin altında bulunmasının mutluluğunu yaşar. Sağlığa artı katkısı olmayan ve dişlere zarar veren beyaz şeker yerine güçlü tadı ve şifası ile  emsalsiz ve rakipsiz  kestane balını tercih eder. Kolay ve pratik tariflerle yararlı tatlılar hazırlar.
 

Bal lezzettir


Ballı Aile'nin bilinçli bireyleri bilirler ki, bal, beraber yendiğinde, bir çok besin maddesine çok özel bir lezzet verir. Bunlar arasında bala en çok yakışanlardan birisi de hindistan cevizidir.

Bal berekettir


Hindistan cevizi ve bal karışımı aç karnına bir tatlı kaşığı dolusu yendiğinde ağız kokusunu tedavi eder. Çocuğu olmayan çiftlere de özellikle tavsiye olunur.
Ballı Aile - Ev kadından sorulur

 Bal kaymak Cennet taamıdır

Tatlı ile aranız yoksa veya bala müracaat etmenize sebep olacak bir rahatsızlığınız yoksa bile, işte size denemenize değecek "ilahi" bir lezzet:
Bal kaymak! Bal kaymağın tarifi imkansız uyumunu kaymak sürülmüş ekmeğin üzerine bal koyarak çayın yanında mutlaka deneyin.: çünkü bu bir Cennet taamıdır.

Çocuklarla Sofrada Buluşmak Önemlidir



Küçük çocuk annesine sorar:Anne ben nasıl oldum?
Anne cevap verir: Babanla yatağımızın kenarına bal sürdük ertesi gün sen doğdun.
Çocuk da gece yatağının kenarına bal sürer,sabah olunca oraya karıncaların biriktiğini görür.
Terliği alır tam yapıştıracakken:
"Vururdum ama baba yüreği dayanmıyor işte" der.



Anneler, sabahları kahvaltıda
bir yaşından büyük çocuklarınıza mutlaka bal yedirin.

SAĞLIKLI ÇOCUK YEMEKLERİ (BUGÜN NE YESİNLER?) » Ballı Muhallebi - bir yaşından büyükler için :)
Yarım kilo süt
1 tatlı kaşığı nişasta
1 tatlı kaşığı pirinç unu
1 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı bal
1 yumurta sarısı

Süt, yumurta ve unu çırpıp koyulaşana kadar pişirin. Piştikten sonra ılınmasını bekleyin, bal ekleyip tekrar çırpın.

Şekersiz ama besleyici bir tatlı, afiyet olsun!

Sağlam bir nesil için bal ve polen gereklidir.Sorumluluk kadınlarda

Bal 1 yaşından küçük çocuklara niçin önerilmiyor?


Çünkü, balda Clostridium Botulinum adlı bakterinin bulunma ihtimali var.
Bu bakteri topraktan ve tozdan  bulaşabiliyor.  Yetişkinler  ve bir yaşından büyük çocuklarda bağışıklık ve sindirim sisteminin gelişmiş olmasından dolayı problem oluşturmuyor. Ancak, 1 yaşından küçük bebeklerde bağırsak mikroflorasının yeterince gelişmemiş olmasından dolayı tehlikeli olabiliyor.

Ballı Gençlik

Bal enerji verir, polen kadını güzelleştirir... Gençler için doğru enerji kaynağı sabahları bir kaşık baldır.

75-25 kuralı

Optimal sağlığa ulaşmak için en dengeli yol, 75-25 kuralını izlemektir.
Yani yaşamınızın en az yüzde 75'inde daha sağlıklı seçenekleri tercih etmek ve kalan yüzde 25'inde de normal yaşam standartlarını korumak.
Bu kuralı takip ederek bile, yaşam tarzınızı tamamıyla değiştirmeden kendinizi iyi hissetme seviyenizde ciddi bir değişiklik fark edeceksiniz.

 

Bal ve Polen ile Güzellik

Bal kadar güzel ...Cleopatra , balı cildini güzelleştirme özelliği için kullanan tarihteki en ünlü kişidir. Sütlü ve ballı banyolar tarih boyunca bakım yapmak için kullanılmıştır.
Bal bir nemlendiricidir , suyu çeker ve tutar. Böylece bal nemlendirici ve temizleyici, krem, şampuan ve saç bakım  ürünlerinin en sevilen doğal aktif maddesidir.

Ballı  yüz maskesi
Bir tatlı kaşığı öğütülmüş badem
2 tatlı kaşığı ince öğütülmüş yulaf
1 çorba kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı bal
1 damla lavanta  yağı
Malzemeleri karıştırın, cildinizi ılık su ile nemlendirdikten sonra karışımı nemli cilde uygulayın. Yüzünüzü ılık su ile durulayın, ardından tonik ve nemlendirici sürün.

Polen Mucizesi

Son yıllarda polen’in güzellikteki etkisi gündemde. Çünkü içeriğinde cilt için çok yararlı maddeler bulunuyor.. Bu doğal ürün, günümüzde az bilinen yönüyle aynı zamanda bir “gençlik iksiri”. Güzellik alanında da çok olumlu faydalarına dikkat çekmek gerektiğini düşünüyoruz. Polen’in bu özelliklerinden doğal ürün uzmanı Volkan Kurt söz ediyor.
Polenin sağladığı mucizelerin farkında olan pek çok insan günlük yaşamından onu eksik etmiyor. Bileşimindeki vitamin ve mineraller başka pek çok besinde bulunabilenden çok daha fazla. Organizmayı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşıyor polen.. Zaten üzerinde kimyasal analizler yapıldığında, "polen mucizesi" ortaya çıkıyor. Vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör ve pigment vs. Bu canlı ve dengeli besin, beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlar için de çok olumlu sonuçlar oluşturuyor. Canlılık ve yaşama neşesi sağlıyor.

Cilt ve polen


Güzellikteki etkisi de yine mucizevi sonuçlar yaratıyor. Lekeli ve bozuk görünümlü bir ten genellikle bedeninde gerekli ihtiyaç maddeleri eksik olan insanların sorunudur. Ciltteki bu sorunların üstesinden polen gelir. Kanın atık maddelerden arındırılması yani temizlenmesi sonucunda ciltte önemli değişiklikler olur. Polen bu görevi çok iyi yapar. Sağlıklı ve parlak bir ten isteyenler, poleni her gün (bir çay kaşığı ) yemeli. Bazı güzellik ürününün özünde de polen bulduğunu da unutmayalım.

Bir çok akademik çalışmada da polenin bu yararlarından bilimsel olarak söz ediliyor. Öğüterek toz haline getireceğiniz bir çay kaşığı polen güzellikte önemli sonuçlar meydana getirir. Polenle yapılan güzellik maskelerini yüze ve boyuna uygulayan kadınlar sonuçlarından memnun olduklarını söylüyorlar. Taze ve canlı pürüzsüz bir yüz için polen mucizesinden yararlanmayı ihmal etmeyin.

Bu doğal ürünü diğer güzellik maskelerinize de ilave edebilirsiniz. (Maskenizin etki gücünü çoğaltır.) Cildinizle ilgili hemen uygulama yapabileceğiniz basit bir formül de verelim: Bir kahve kaşığı poleni bir taze yumurtanın sarısıyla iyice karıştırın. Karışımı parmağınızla yüzünüze sürün.. Yarım saat sonra yıkayın. Parlak ve taze bir cilt kazanacaksınız.

Saçlara polen


Polen saçları adeta coşturur. Saça faydası kullanımdan kısa süre sonra görülür. Saçın kök kısmına çok olumlu etki yapar. Bileşiminde yer alan niasin ve sistin maddeleri saç kökünü besler, dökülmesini durdurur. Zayıf tellere canlılık verir. Saç hacmini geliştirir. Yani saçların dökülmesini durdurup, kopacak gibi duran saç tellerinin canlanıp gürleşmesine neden olur. Saçların korunmasında günde yiyeceğiniz bir çay kaşığı kaliteli polen yeterli. Dökülme fazlaysa bunu 3 çay kaşığına kadar yükseltebilirsiniz.

Gözaltı sorunlarında polen unutulmamalı


 Örneğin bir kahve kaşığı polen içine bir damla kayısı ve buğday yağı ilave ederseniz, bir doğal "gözaltı kremi" elde etmiş olursunuz. Karışımın içine iki damla ampul halinde satılan E vitamini de ekleyebilirsiniz. Bunu göz altına sürün ve 15 dakika sonra yıkayın. Arı sütü polen balı, göz altlarının yorgun görünümünü yok eder. Gerginleştirip, canlandırır.

Gerçek polen önemli


Ancak her şifalı üründe olduğu gibi, polende de kalite çok önemli.Bu önemli, çünkü güzelliğe katkı sağlayan bu doğal ürünün “saf”lığına dikkat edenler, etkisini daha çabuk elde ederler. Bir çok hastalığa iyi gelen bu ürün gençliği ve zindeliği de artırıyor. O nedenle polen bazı yörelerde “gençlik iksiri” olarak anılıyor..


 

Saçlara bal maskesi kadınların yeni buluşu

Saçlarınızda doğal bir parlaklık için Muzlu-Ballı maske tarifi :

Malzemeler

* 1 adet organik muz

* 2 kaşık doğal yoğurt

* 2 çay kaşığı saf zeytinyağı

* 1 çay kaşığı organik bal

* 2 tatlı kaşığı tam yağlı süt

* 4 damla tatlı badem yağı

Hazırlanışı :

Bütün malzemeyi blenderden geçirin ve yoğun bir sıvı haline getirin.

Uygulama :Öncelikle saçlarınızı yıkayıp havlu ile kurutun. Sonra maskeyi bir tarak veya boya fırçası ile kökten ucuna kadar tüm saçınıza yedirin. Saçınızı folyoyla sararak veya bir bone geçirerek 1 saat bu şekilde bekleyin ve ardından ılık su ile yıkayın.

Bal ve Polen ile Yaşlanmayı Önleyin

Yaşlılığın  "Olmazsa olmazı" doğanın bizler için özenle hazırladığı, her derde deva  kestane balıdır.

Bal doğal bir güzelleştiricidir. Kadınların güvenebileceği en doğal ilaç baldır
Vücudunuza Güvenin
Hasta olduğumuzda  bal ve limon eklenmiş bitki çayını hepimiz içeriz. Bunu yaptığımızda, vücudumuz enerji ve direnç kazanır . Çay dışında sıcak herhangi bir sıvı içecek de yine solunum yollarını rahatlatacaktır.

Bu noktada size bal hakkında ekstra bir tavsiye : Çayın yanında kaşıkladığınız bal ne kadar koyu olursa o derece yararı artar. Koruyucu antioksidanlar içeren koyu renkteki balı özellikle öneriyoruz. İsimleri salgı balı veya kestane balı olarak geçen bu türlerden vazgeçmeyin.

Bal Şifadır

Hititlerin, Sümerlerin, Mısırlıların, Romalıların Yunanlıların, birçok eski kültürün balı ilaç olarak kullandığını, tarihte ün yapmış hekimlerin her derde deva olarak kabul ettiğini görmekteyiz. Hititlerin çivi yazısıyla yazdıkları toprak levhalardan günümüzden 4000 önce arıcılığı tanıdığını öğreniyoruz. Levhalardaki reçeteler Sümerler ve Hititlerin balı hastalıklarda kullandıklarını göstermektedir.

Mideye
kuvvet verir, midedeki fazlalıkları dışarı atar. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim organlarının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı gerektirmediği için kolayca kana geçer, baldaki şeker emilimi en kolay olan şekerdir.

Kabızlık vakalarında sıcak bal, ishalde ise soğuk bal şerbeti çok faydalıdır. Bal şerbeti karın ağrısını dindirir.

Kansızlığı ve zaafı giderir. Hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

Şerbeti içilirse damarları açar, kalp adalesine faaliyet ve zindelik verir, kalp hastalıklarına faydalıdır, diğer şekerlerin aksine, oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam bir yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır.


Romatizma  hastalıklarında haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir, romatizmalı yeri arıya sokturmakta faydalıdır, hafif ateşte ısıtılmış bal mumu ağrıyan bölgeye bağlanırsa iki üç saat sonra ağrı ve iltihabın geçtiği görülür.


Alerjik vakalarda, özellikle bahar alerjisine yakalanan kişiler hangi koku ve tozun kendilerinde alerji yaptığını bilir veya bulursa o çiçek balını ya da bal şerbetini yerlerse giderir.

Bal ısıtılıp buharı buruna çekildiğinde, hastanın ağrı ve sızısı birkaç dakika sonra dinmeye başlar.


İhtiva ettiği A, B, C ve diğer vitaminler ve minerallerle insana zindelik verir. Zekanın açılmasında; Bal, ceviz, fıstık yenmesi iyi gelir.

İştahı açar. 1 su bardağı ılık suya 1 tatlı kaşığı süzme bal ve kahve kaşığı çörek otu konup karıştırılır günde 1 kere içilir.


Diğer tatlı ve meyvelerin zıddı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve dişetlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder. Şeker veya meyve yense ağız fırçalanmasa dişte feaftün (koku) olup diş çürür. Bal ise diş temizliğinde de kullanılmıştır.


Alaca hastası olanlar en az 2-3 ay sabah aç karnına 1 su bardağı kestane balı şerbeti içerlerse fayda görürler.

Ilık çam balı günde sabah ve akşam 1'er su bardağı içilirse zayıflatır.


Balgamı keser, vücudun pis rutubetini giderir. Bal, karaciğeri ve göğsü temizler. Bal şerbetinin hem tatlı hem soğuk olması sağlığı koruma açısından çok faydalıdır. Karaciğer ve kalp soğuk ve tatlı gıdayı sever.

Nar suyuna bal karıştırılır göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.

İdrar söktürür, mesane yollarını temizler. İdrar yolları iltihaplarında; Bal 750 gr, turp tohumu 450 gr karıştırılarak yenir.

Bal yatağını ıslatan çocuklar içinde faydalıdır. Çocukların ishalinde; Gül çiçeği yaprağı kaynatılır, bal ile karıştırılır, çay gibi içilir.

Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır. Boğaz iltihabında (faranjit-anjin) 1 bardak kaynak suya, 1 tatlı kaşığı bal konup karıştırılır. Ilık ılık gargara yapılır.

Zatürede; Arpa suyu balla tatlandırılıp içilir. Mersin yaprağı kaynatılıp suyu balla içilir.

Bal, gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse Vereme faydalıdır. Zatülcenp te (akciğer zarları arasına su toplanması) Udihindi ve dere otu suyu balla tatlandırılarak içilir.

Bal, zeytinyağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı, sızı çekilmez; yanık kısa sürede iyileşir, yanık izi kalmaz.Yanıklarda; Bal veya tahin de sürülür.
 

BALLA İYİLEŞİN

Akne: 2 çorba kaşığı balı iki çorba kaşığı süt ve yeni sıkılmış bir limonun suyu ile karıştırın ve bu karışımı akşamları cildinize sürün. Ertesi sabah yüzünüzü ılık su ile yıkayın.



Bahar nezlesi
: Bahar nezlesi mevsimi başlamadan günde birçok defa bir parça petek bal çiğneyin.


Böcek sokması
: Bir çorba kaşığı bala beş damla karanfil yağı katın ve böcek sokan yere her gün birçok defa sürün.


Depresyon

Bal ve Polen iç sıkıntılarınızı uzaklaştırır, kadınların sıkıntılı zamanlarında içlerini ferahlatır

Yatıştırıcı  .
1. tarif  : Ada çayı, ıhlamur, akasya çiçeği, alıç çiçeği, turunç kabuğu, lavanta, biberiye, mentollü nane, oğul otu, karabaş otu, kantaron çiçeği, ökse otu, söğüt yaprağı ve kabuğu, reyhan, lavanta, mercan köşk, gelincik çiçeği, çam yaprağı, yarpuz, papatya, mine çiçeği, mersin yaprağı, çarkı felek çiçeği, fesleğen, taflan yaprağı, şerbetçi otu.
Otların tamamı veya bir kısmı aynı miktar karıştırılıp aç veya tok karnına bal ve limonla 1-2 su bardağı  içilir.

2. tarif : 50 gr. Hindistan cevizi, 50 gr. zencefil, 50 gr. anason, 25 gr. safran çiçeği, 1 kg. kestane balına karıştırılıp 3 öğün 1 yemek kaşığı aç karnına sade olarak veya ılık sütle  içilir.

3. tarif : 50 gr. kimyon, 50 gr. havlıcan, 50 gr. mayana, 25 gr. karanfil, 1 kg. kestane balına karıştırılıp 3 öğün aç karnına 1 yemek kaşığı yenir.

4. tarif :100 gr. tatlı badem içi, 50 gr. kakule, 1 kg. kestane balına karıştırılıp aç veya tok karnına 1-2 yemek kaşığı yenir.,


Dişeti iltihabı: Dişlerinizi fırçalamadan önce ağzınıza bir çorba kaşığı bal alın ve dilinizle bir dakika diş etinize sürerek masaj yapın.

Diyare:  Yarım litre suya iki tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu ve kimyon katıp kaynatın, on dakika dinlendirin. Karışıma üç çorba kaşığı bal katın ve günde üç kere için.


Kabızlık: Her gece yatmadan önce bir çorba kaşığı bal yiyin.


Karaciğer zayıflığı
: Baldaki Cholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.


Anneler, Kestane balı ve zencefil öksürüğün ilacıdır.

-> KESTANE BALI ile ÖKSÜRÜK NASIL KESİLİR?



Romatizma: Yatmadan önce yarım litre ılık suya üç çorba kaşığı bal katın. Keten bir bezi bunda ıslatın ve ağrıyan ekleme sarın, üstünü kuru bir havluya sarın ve gece bu şekilde yatın.

Sıkıntı
: 50 gr. üzerlik tohumu, 50 gr. tarçın, 50 gr. kakule, 50 gr. karanfil 1 kg. kestane balına karıştırılıp aç karnına 3 öğün 1 yemek kaşığı yenir.

Soğuk algınlığı
: Büyük bir kasenin içinde tam yağlı ılık süte üç tatlı kaşığı bal katıp bundan günde en az üç fincan için.

Ülser:    1-Yemeklerden önce bir kaşık kestane balı yiyin.
               2- Bir bardak suyla bir çay kaşığı zerdeçal kaynatın.  5 dakika beklettikten sonra bir kaşık kestane balı ekleyin ve için.


Yaralar
: Ufak yaralarda örneğin parmağınızı kestiğinizde buraya ince bir tabaka bal sürün, sargı beziyle sarın ve iki saat sonra bezi alıp suyla burayı yıkayın. Bunu günde iki, üç kere tekrarlayın.


Anneler İlacınız sofranızda...Bal ve Polen.


Bal ve Tarçının İyileştirici Özelliği

Ballı Yiyecekler

Kadınlar Ballı Tarifler

->Ballı Hindi Tarifi

Kadınlara Ballı Hindi Fırında Tarifi



Ballı İçecekler

Kestane Balı ile

Nane Limon Zencefil

Kestane Balı Nane Zencefil Limon: Kadınların evdeki en kolay tarifi

Kestane Balı ile
Nane Limon Zencefil
Hazırlanışı
Limon Suyu  (5 adet)
Taze Nane (4-5 yaprak)
Kestane Balı (1 yemek kaşığı)
Ufak bir kök zencefil
Su (5  bardak)

5 limonun kabuğu soyulduktan sonra sıkılır ufak bir miktar zencefil rendelenir nane, bal ve limon kabukları blenderden geçirilir limon suyu, zencefil ve su eklenir iyice karıştırılır sonra süzülür ve içilir.

Soğuk olarak içilir. İsteğe bağlı buz katılabilir.

 

Kuvvet Formülleri

Kuvvet Formülü arıyorsanız Balın Etkisini Göreceksiniz

Erkekliği arttırıcı macun

Zencefil..........10 gr
Havlıcan..........10 gr
Günlük............30 gr
Isırgan tohumu....150 gr
Bal...............400 gr

Arif Pamuk'un şifalı bitkiler kitabında macun hakkında şunlar yazıyor:
"Bunlar dövülerek macun yapılır da, akşamları birer ceviz miktarı yutulursa insanın erkekliğini dört misli kuvvetine çıkarır".

Kilo vermek isteyen kadınlar için: Bal metabolizmayı çalıştırır.

*Çörek otu yarı yarıya balla karıştırıldıktan sonra sabah ve aksam aç karnına birer tatlı kasığı yenilirse kuvvet artar, zihin açılır.

*Dövülmüş fındık, tarçın ve sakız bal ile karıştırılarak sabah aksam aç karnına yenilirse vücut gelişir ve hiç bir hastalık giremez.

*Beyaz kantaron çiçekleri balla karıştırıldıktan sonra, havuç tohumları ile yenilirse vücut kuvvet kazanır.

*Dövülmüş şalgam tohumları, üç misli balla karıştırıldıktan sonra gül suyu ilavesi ile yapılan macun kuvvet kaynağıdır,şehvet arttırıcıdır.

*Turpun dövülmüş tohumları, üç misli balla karıştırıp yenirse vücut kuvvet kazanır.

*Dağ karanfilinin çiçekleri bal ve acı bademle kullanılırsa ,cinsi iktidarsızlığı geçirir.

.

Zayıflama Formülleri

Kilo Hesapla

Boyunuz   cm




   
Kilonuz   kg İdeal Kilonuz   kg
Yaşınız    
Cinsiyetiniz Fark   kg
       
       

Yaz yaklaşırken mucize besin kestane balı ile incelmeye ne dersiniz?

Kadınlar, Bal ile formda kalın

Kestane Balının nefis tadıyla vücudunuzu toksinlerden arındırmayı  öneriyoruz.

Doğayla birlikte bedenimizin de neşeyle karşıladığı bahar ve yaz ayları güzel günlerin habercisi. Tatilin müjdecisi olan bu günlerde beslenme düzenimize dikkat etmemiz ise zorunlu. Özellikle rahat kıyafetlerle geçireceğimiz yaz günlerinde vücudumuzun ince ve sağlıklı görünmesi öncelikle kadınların en önemsediği konulardan biri. Deniz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte uzmanlar kadınlarımıza sağlıklı bir yaz mevsimi için önemli önerilerde bulunuyor.

Diyet döneminde vücudun ihtiyaç duyduğu önemli maddeleri içinde barındıran organik kestane balı diyet yapanların en önemli dostu.

Doğanın özenle sunduğu nefis ballar dengeli beslenmenin en önemli anahtarı. Vücudun rahat ve sağlıklı çalışması için vazgeçilmez olan vitaminlerin, minerallerin ve enzimlerin en doğal haliyle bulunduğu  Kestane Balı sizlere sağlıklı ve zayıf yaz günlerinin müjdesini veriyor.

Bağlar sağlıklı ve kolay zayıflamaya yardımcı olacak önerisiyle göz ardı edilmeyecek bir formül sunuyor. Bir ay süreyle uygulayacağınız bu kür ile kendinizi yenilenmiş ve daha zinde hissedeceksiniz. Bu kürü ihtiyaç duyduğunuz dönemlerde tekrarlayabilirsiniz.

 Kestane ballı sağlık kokteyli
 1 tatlı kaşığı Kestane Balı
 1 çorba kaşığı elma sirkesi
 1 çay bardağı ılık suda karıştırılıp, 15 dakika bekletilir ve aç karnına sabahları "yudum yudum" içilir.

->Diyet Yapan Kadınlar için
Sağlık Dolu Bir Tarif :
Bal ile Kilo Verin !


->Bal Diyeti

Genel olarak balın şişmanlığa yol açtığı sanılır. Ancak bu, yanlış bir görüştür. Bal esas olarak glikoz ve meyve şekerinden oluşuyor. Şişmanlığa neden olan sakaroz ise bal oluşumunun sadece yüzde 5'ini teşkil ediyor.

Bal diyetini devamı için tıklayın...

Bal ve Sirke
 

Doğal ilaç olarak kestane balı kadınların birinci tercihidir.


Ailenize nazar değmesin

İlgili konular:

Kestane Balının Faydaları

Polenin Faydaları

Polen

Öksürük Nasıl Kesilir?

 

Kadınca , Kadınlar , Kadınlar Kulübü , Hatunca , Hanımefendi , Kadınx , Elitkadın , Maxikadın


 

Kestane Balı Siparişi için Tıklayın
Kestane Balı Siparişi    


Site Düzenlemesi
BaglarBal

Ürünler ile ilgili bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına yönelik hiç bir taahhüt ve tavsiye yerine geçmez.
Copyright © 2008-2010 Bağlar Bal  Kullanım Sözleşmesi I Gizlilik Bildirgesi