Tayland'dan Dr. Chen arı iğneleriyle insanları tedavi ediyor.
ARI ZEHİRİ ve APİTERAPİ :
Arı zehirinin birçok
rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle üretimi ve
tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır.
Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını
artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı
koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve
bağışıklık sistemini aktive edici etkilere
sahiptir.
Arı zehiri ile herhangi
bir tedaviye başlamadan önce mutlaka arı zehiri
alerji testi yaptırılmalıdır. Arı zehiri
tedavisi, tüberküloz, bel soğukluğu, endokardit
rahatsızlıklarında ve hamilelikte
kullanılmamalıdır.
İnsanların tedavisinde arı
zehirinin toplanarak kullanımı yerine, ergin
işçi arıların doğrudan hastayı iğnelemesi yaygın
olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde;
arılar kovan önünden, kuluçkalık veya ballık
bölümünden açılan küçük bir delikten kavanozla
toplanabilirler. Toplanan 10-100 adet işçi arı,
yaklaşık iki hafta şeker şurubuyla beslenir ve
hasta üzerinde günlük sokma işleminde
kullanılır.
Arı zehirinin eczacı veya
fizik tedavi uzmanı gözetiminde, arı iğnesi
hazırlanarak, enfeksiyonlu bölgeye enjekte
edilebileceği gibi kremlerin, merhemlerin
yapısında kullanılması da mümkündür.
Tedavi süresince
kesinlikle alkol alınmaması gerekmektedir. Bunun
yanında süt, beyaz ekmek, dondurma, pirinç,
şeker vb. beyaz yiyecekler tüketilmemelidir.
Bunlara ek olarak 1000-5000 mg. C Vit., 100-300
mg., B Vit. kompleksi ve 400 IU. E Vit. alınması
tavsiye edilir. Arı zehiri tedavisine en az 6 ay
devam edilmesi önerilmektedir.
Arı zehirinin ilaç olarak
kullanımı çok eskiye dayanmaktadır. M.Ö. 2000
yıllarına ait bir papirüste arı zehrinin tedavi
maksatlı kullanımının delillerine rastlanmıştır.
Dr.Foster tarafından Almanya'da geliştirilen ve
1935 yılında piyasaya sürülen arı zehri etken
maddeli ürün olan Forapin günümüzde de hala
kullanılmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak
1983 yılında Amerika'da Arı Ürünleriyle Tedavi
Derneği kurulmuştur ve günümüzde de
çalışmalarına devam etmektedir.
Bugün için arı zehiri
tedavisi Çin, Japonya, Güney Kore, Rusya,
Bulgaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti,
Macaristan, Polonya, Romanya, Avusturya,
Almanya, İsviçre ve Fransa'da kullanılmaktadır.
Günümüzde 9 Avrupa ülkesinde arı zehiri içeren
22 farklı ürün kullanılmaktadır.
Dünyada bir çok
araştırmacı arı zehiri ile, özellikle köpek,
kedi, at gibi hayvanlar üzerinde deneyler
yapmışlar ve başarılı sonuçlar elde etmişlerdir.
Özellikle arthritis(eklem iltihabı) ve
romatizma, M.S., kronik ağrılar, depresyon,
tümörler, böbrek problemleri, kas spazmları, göz
hastalıkları, meme hastalıkları, bademcik,
vajinitis, ürtiker ve prostat rahatsızlıklarında
başarıyla kullanıldığı belirlenmiştir. Multiple
sklerosis hastalığı bugün dünyada tıp
otoritelerince tedavi edilemez hastalıklar
arasında gösterilmektedir. Arı zehiri ile 1500
MS hastası üzerinde yapılan ve 6 ay süren bir
çalışmada tedaviye alınan 4 değişik grupta %
30-86 arasında bir başarı elde edilmiştir. Bu
sonuç MS için gelecekte umut vericidir.
Arı zehirinin etkili
olduğu kabul edilen MS, arthritis (eklem
iltihabı) ve romatizma rahatsızlıklarından başka
epilepsi( sara ), migren, Sinüzit, bazı kanser
türleri, damar tıkanıklıkları, astım ve AİDS'te
kullanılmakta ve başarılı sonuçlar
alınabilmektedir.
Çağın vebası olarak
nitelendirilen AİDS üzerinde yapılan çalışmada
arı zehirinin HİV virüsünün bağışıklık sistemini
çöktürücü etkisini kişinin bağışıklık sistemini
güçlendirerek önce yavaşlattığı sonra da
gelişimini durdurduğu ortaya konulmuştur (Tolon,B.
2002). Kanser vakalarında ise arı zehirinin
merhem, tablet veya iğne yoluyla vücuda
uygulanmasıyla umut verici gelişmeler
kaydedildiği belirtilmektedir.
Arı zehirinin etkin
mekanizmalarından biri de yapısındaki pek çok
aktif aminoasit, mikro elementler ve protein
yapıdaki melittin sayesinde bağışıklık
sisteminin düzenlemesi ve beyin sinir iletimini
uyarması, böylece sinir sisteminin düzenli
çalışmasını sağlamasıdır.
Sonuç olarak
antibiyotiklerin etkisini yitirdiği günümüzde
arı ürünleri, insanları çeşitli hastalıklara
karşı koruyan en iyi doğal savunma yöntemi
olarak kabul edilebilir.
Arı ürünlerinin tek
kullanımının yanında tümünün belirli oranlarda
karıştırılarak kullanımının daha yararlı olduğu
ve her hangi bir sağlık probleminin çözülmesinde
bir ilaç olarak tıbbi tedavi yöntemleri ile
birlikte kullanılabileceği bildirilmektedir. Bu
yönüyle arı ürünleri tıbbın alternatifi değil
destekçisi olarak görülmelidir.
|