|
Bazı tanım ve hükümleri "Bal
standardı" bölümünde verilen
2000/39 sayılı "Bal
Tebliği"nde kristalize bal
"kristalizasyon metotlarının herhangi birine
tabi tutularak veya
balın
kristalleşmesi için herhangi bir
işleme tabi tutulmaksızın tamamen veya
kısmen şekerleşmiş, krema ve fondan
kıvamdaki
bal" şeklinde
tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi
balın şekerlenmesi bozulma olmayıp
balın elde edildiği
bitkisel kaynağa göre oluşabilen doğal bir
olaydır. Ancak tüketicilerin çoğu kristalize
olan balı bilgisizlik
sonucu
hileli bal olarak
düşünürler. Bu yanılgı, ülkemizde özellikle
süzme bal pazarlamasında sıkıntılara yol
açmaktadır. Gerçek olan, pek çok doğal ve
kaliteli balın çok çabuk
hatta süzme aşamasından hemen sonra bile
şekerlenmeye başlayabileceğidir.
Bal Analizi
Analiz raporlarına göre koyu renkli ballarda
potasyum, sodyum, magnezyum, demir, bakır,
manganez, klor ve kükürt gibi maddeler daha
fazladır. Açık renk balların koyu
renkli ballardan daha çok kristalizasyona
elverişli olduğu bilinir.
Koyu
renkli ballar asit oranı, nitrojen,
kül (mineral maddeler) ve çok kompleks
şekerler bakımından açık renkli ballardan
daha zengindirler.
Şekerlenme
Balın şekerlenmesinde balın içindeki
su, glikoz ve früktoz oranları, balın
depolanma sıcaklığı, depolama sıcaklığının
dalgalanması ve balda bulunan polen gibi
katı partiküllerin miktarı etkili
olmaktadır.
Balın früktoz oranı düşerken glikoz
oranının artması şekerlenmeyi destekler.
Ancak, son yapılan çalışmalarda balın
şekerlenme eğiliminin belirlenmesinde daha
çok glikoz/su oranı üzerinde durulmaktadır.
Buna göre, glikoz/su oranı 1.7'den daha
düşük balların şekerlenmediği, bu oranın
2.1'den daha yüksek olan balların ise kısa
sürede şekerlendiği bildirilmektedir.
Balı tanımlarken bileşiminde % 18-20
oranında da şekerli maddeler bulunduğu
belirtilmişti. Balda % 80 oranındaki şekerin
% 3-8'i bildiğimiz kullandığımız çay şekeri
denilen halindedir. Geri kalan şekerli kısma
invert seker denir. Bir balın bileşiminde
üzüm şekeri çok ise o bal kısa sürede ve
daha çabuk şekerlenir. Meyve şekeri çok ise
daha geç ve güç şekerlenir.
Bal önceleri krem gibi bir manzara alır.
Daha sonra kristallerin büyümesi ve
yoğunlaşması ile daha açık bir şekilde
şekerlenmiş olur.
Dikkat edilmiş ise bir kavanozdaki bal önce
dip tarafından şekerlenmeye başlar. Üst
kısmı bir süre sıvı halde kalır. Dip
kısımdaki üzüm, üst kısımdaki ise meyve
şekeridir. Üzüm şekerinin mayalaması ile
kısa sürede üst taraftaki meyve şekeri de
kristalleşir.
Şekerlenen bal zor satılır
Yukarıdaki nedenlerledir ki, yurdumuzdaki
bir arıcı için, bal üretiminden daha önemli
bir problem de, elde ettiği hakiki, saf ve
tabii balın satışıdır. Balın alım ve satımı
belli bir düzene kavuşmamış olan yurdumuzda,
bir yandan bal severler hakiki balı şüphe
ile karşılamakta, diğer yanda arıcılar saf
ballarını satmakta büyük güçlükler
çekmektedirler. Örneğin şu günlerden sonra
Trakya'nın koyu sarı renkli ayçiçeği
balları ile pamuk bölgesinde üretilen beyaz
renkli pamuk ballarının tümü kristalize
olmuştur. Arıcı bu hakiki ballarını
satamamakta, alıcı buna hileli nazarı ile
bakmakta ve satıcı ise aracı olmaktan
çekinmektedir.
900 metre rakımın üzerindeki bölgelerden
istihsal edilen balların hiç şekerlenmediği
iddiası da tamamen yersiz ve yanlıştır. 1400
-1500 rakımlı yaylaların balları dahi zamanı
geldiğinde mutlaka kristalize olmaktadır.
İlmin, tekniğin ve uzun tecrübelerimizin
içinde bizde örneğin bu mevsimden sonra
piyasada donmamış olarak gördüğümüz
ayçiçeği, pamuk ve püren ballarına hileli
nazarı ile bakmaktayız.
Tüketiciler bilinçli olmalı
Özellikle tüketicilerin
bilgilendirilmesi yönünden tekrar etmek
gerekirse,
balın şekerlenmesi
tamamen doğal bir olaydır ve balın
kalitesini etkilemez. Batı ülkelerinde
kristalize olmuş hatta özel yöntemlerle
kristalleştirilip krem haline getirilmiş
ballar zevkle tüketilirken ülkemizde bu tür
ballara şüphe ile bakılması büyük bir
yanılgı olup doğal ve kaliteli bala
yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Balın kristalleşmesini önlemek için
bazı yöntemler önerilse de çoğu ya yasal
değildir ya da pratik uygulamadan uzaktır.
Uygulanabilecek en basit yöntem balın önce 0
C'de 5 hafta bekletilmesi sonra da 14 C'de
saklanmasıdır. Tüketiciler, istediklerinde
kristalize olan balı sıvı hale getirmek için
bal kabını, sıcaklığı 38 C geçmeyen ılık su
içinde tutabilirler.
Ayçiçeği, yonca, kavun,
karahindiba, pamuk balları çok çabuk
şekerlenirken akasya, hardal, orman gülü ve
salgı balları geç şekerlenir. Adaçayı balı
yıllarca şekerlenmeden kalabilir.
ŞEKERLENMİŞ BALI TÜKETME
YOLLARI
Her ne kadar bal kabını sıcaklığı
38 C dereceyi geçmeyen su içinde tutarak
balı eski haline döndürmek mümkünse de, bu
uzun zaman alacağı için külfetli bir iştir.
Ayrıca sıcaklığın yüksek derecelere
çıkması balın içindeki bir takım enzimlerin
yok olmasına ve balın besin değerinin
düşmesine yol açar.
En iyisi şekerlenmiş balı bu
haliyle tüketmektir. Şekerlenmiş bal bu
haliyle besin değerinden hiçbir şey
kaybetmez. Yalnızca görüntü itibariyle itici
olduğu için tüketici bu balı tüketmeyi
tercih etmez.
Şekerlenmiş bal süte, yoğurda
karıştırılarak tüketilebilir.
Tahin ile karıştırılarak çok özel
bir lezzet elde edilebilir. Ballı tahin
kesinlikle lezzet olarak pekmezden daha iyi
bir sonuç verir.
|