Bağlar Bal

Kestane Balı

Bağlar Bal  Kestane Balı özel bir baldır. Sabit arıcılık ürünü olduğundan tamamen yörenin kendine has aromasını taşır. beslenen kadınların tercihidir.
Bağlar Bal Kestane Balının sahip olduğu besleyici özellikleri nedeniyle insan sağlığı üzerinde olumlu etkilerini ailenin beslenmesini üstlenen kadınların bilmesi gerekmektedir.

Bal


Arıcılar için
uygulama

Android app on Google Play

Bağlar Bal - Sağlıklı Yaşam


Margarin





Email Listesine Üye Olun    Özet Akışına Ücretsiz Abone Olun.

Bizi Takip Edin:

Facebook    Twitter

Margarin!

Margarin!

7 Bilimsel Gerçek'e Bilimsel Eleştiriler

Margarin üreticileri 7 bilimsel gerçekten yola çıkarak margarini özendirirken gıda ve beslenme konusunda uzman bazı bilim adamlarının bu "gerçekler"e ilişkin çok ciddi eleştirileri var. Bu uzmanlardan Prof. Dr. Kenan Demirkol tereyağıyla beslenen dedesinin 117 yaşında, margarinle beslenen babasınınsa 59 yaşında öldüğüne dikkat çekiyor.

2000'li yıllarda, toplumda sağlıklı beslenme bilincinin oluşması ve uzmanların "margarinden uzak durun" uyarılarıyla, ülke topraklarındaki margarin saltanatı, önce duraklama ardından gerileme devrine girdi. 2007'nin son günlerinde, etiketlerine T.C. Tarım Bakanlığı'nın izniyle "trans yağ yoktur" ibaresini yerleştiren margarin üreticileri, toplumu margarinler konusunda bilinçlendirmek için atağa kalktı. Margarinle ilgili "yanlış bilinen 7 gerçek"in ifşa edildiği kampanyalara ilk tepki Türk Diyetisyenler Birliği'nden (TTB) geldi. Diyetisyenler ve doktorların ilk karşı çıktığı "gerçek"; interestifikasyon yönteminin, yani doymamış yağ asitlerinin hidrojenle doyurulması yerine, katılığı sağlayacak yağ asitleri ile sıvılığa neden olan yağ asitlerinin enzim ya da kimyasal yöntemler kullanılarak birbirleri ile değiş tokuş ettirilmesinin sanıldığı kadar da masum olmamasıydı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktan endişe ettiklerini belirten uzmanlar, yöntemle ilgili çalışmaların yetersiz olduğundan yakınıyor ve var olan bir-iki araştırmaya göre interestifikasyon teknolojisinin riskli olduğunu belirtiyorlar. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın 2007'de Malezya'da yapılan araştırmayı örnek gösteriyor: "30 gönüllüye 30'ar günlük dönemler halinde doğal doymuş (hayvani) yağ, trans yağ içeren margarin ve interesterifiye yağ içeren margarin verildi. Margarin yiyen her iki grupta da LDL (kötü kolesterol) / HDL (iyi kolesterol) oranı ve kan şekeri yükseldi. Buna karşılık doğal doymuş yağ yiyen grupta bu oranlar ya da düzeylerde bir yükselme olmadı." Şimdi uzmanlar, kampanya sponsorlarının, bu teknolojiyle üretilen margarinlerin en azından insan sağlığına zarar vermediğini bilimsel çalışmalarla kanıtlamalarını bekliyor. Tabii, gerçek sonuçların ancak 20-30 yıl sonra ortaya çıkacağını da göz ardı etmeden.
İşte Prof. Dr. Ahmet Aydın, "Akıllı Beslenmenin Matematiği"ni yazan genel cerrah Prof. Dr. Kenan Demirkol, TTB İstanbul Başkanı Diyetisyen Fatmagül Yılmaz ile yağ kimyası ve teknolojileri konusunda uzman Gıda Mühendisi Prof. Dr. Muammer Kayahan'ın kampanyada vurgulanan "7 bilimsel gerçek" le ilgili yorumları.

"1.Margarin tamamen bitkisel yağlardan üretilir"


Prof. Dr. Ahmet Aydın: Evet doğru, ama bu bir üstünlük değil! Bu ifadeyle "Hayvani yağlar kötüdür" mesajını vermek istiyorlarsa, sağlıksız olmamak için bebeklerin anne sütü emmemeleri gerekir. Margarinlerde kullanılan hammadde konusu da çok karışık; ülkemizde yetişen ayçiçeği, soya ya da kanola yağını mı kullanıyorlar, belli değil.
Soya yağının içinde ne oranda genetiği değiştirilmiş organizma var, hiçbir bilgi verilmiyor.

Prof. Dr. Kenan Demirkol: Dedem hayvani bir besin olan tereyağıyla beslenmiş, 117 yaşında ölmüş. Babam ise bitkisel yağların kullanıldığı Vita yağı çocuğu; 59 yaşında öldü. Yani ömrünün yarısını margarine hediye etmiş oldu.

"2.Margarin kolesterol içermez"


Prof. Dr. Ahmet Aydın: Çünkü bitkilerde kolesterol bulunmaz. Ama bu iyi bir özellik değil. Kolesterol D vitamini, erkeklik hormonları, kadınlık hormonları, diğer hormonlar ve safra asitlerinin ana maddesi. Eğer diyette yeteri kadar almazsanız, vücudun doğal olarak oluşturduğu kolesterol üretimi artar ve bu sırada vücuttaki mikropsuz iltihap maddelerini de arttırır. Bu iltihap maddeleri de başta
kalp hastalığı ve kanser olmak üzere bir yığın kronik hastalığa yol açarlar.
Prof. Dr. Kenan Demirkol: Kolesterol, vücudumuzun ürettiği hormonların temel yapıtaşıdır. Bir besinin hiç kolesterol içermemesi, çok sağlıklı olduğu anlamına gelmez.

"3.Margarin trans yağ içermez "


Prof. Dr. Ahmet Aydın: Yanlış! Trans yağlar azalmıştır ama sıfıra inmemiştir.
Prof. Dr. Muammer Kayahan : Yeni teknolojiden yararlanılarak üretilen margarinler trans asitleri içermemesi nedeniyle hidrojene yağların kullanıldığı margarinlere kıyasla daha az sakıncalıdır. Ancak günümüzde de hiçbir diyetisyenin ya da hekimin yeni teknoloji ürünü margarinleri, özellikle kalp - damar sağlığı açısından sakıncasız olarak niteleyeceğini sanmıyorum. Çünkü bu tip margarinler değişik oranlarda olmakla birlikte sıvı bitkisel yağlara oranla daha fazla doymuş yağ asitleri içermektedir. Diyetteki doymuş yağ asitlerinin varlığı ise tüm tıp dünyasının yıllardır savunduğu gibi kan serumundaki total lipit ve özellikle kötü huylu kolesterol düzeyinin yükselmesine neden olmaktadır.
Prof. Dr. Kenan Demirkol: Toplum trans yağ tehlikesi konusunda bilinçlendiği için margarinlerdeki trans yağlar ortadan kaldırıldı. Ama hepsinde değil! Sanayi tipi margarinler hâlâ aynı şekilde üretiliyor. Ayrıca margarinlerin tek olumsuz yanı trans yağlar değildir. Çünkü bu ürünler doymuş yağ asitlerini de fazla miktarda içerir.
Dyt. Fatmagül Yılmaz: Margarin konusunda sürekli iyileştirme çalışmaları yapıldığını biliyoruz. Bunların margarinin olumsuz özelliklerini belirli ölçüde azalttığı söylenebilir. Yalnız burada söylemi "Margarin tamamen sağlıklı hale geldi" gibi bir yargıya dönüştürmek sakıncalıdır. Bu noktada bir diyetisyenlik ilkesinden söz etmek istiyorum: Bir ürünle ilgili yenilik ve gelişmelerin dikkatle izlenmesi önemlidir ancak bu konulara dikkatle yaklaşılması ve yeniliklerin abartılı bir şekilde aktarılarak halkın kafasının karıştırılmaması gerekir. Ayrıca "Trans yağlar tamamen sıfırlandı" gibi bir sonuca varmak doğru değil. Kızartma ve pişirme sırasında da trans yağ oluşumuyla ilgili bazı kaygılar hâlâ var. Daha da önemlisi bu gelişmeler Türkiye'de üretilen bütün margarinleri kapsamıyor ve özellikle sanayi margarinleri henüz bu teknolojik gelişmelerin dışında.

"4.Margarin beslenme çeşitliliğine katkı sağlar "


Prof. Dr. Ahmet Aydın: İyilerin yanında kötünün olması bir çeşitlilikse, doğru.
Dyt. Fatmagül Yılmaz: Margarinlerin zaten özellikle fırıncılık ve fast food alanında çok yaygın kullanımı yüzünden, margarin tüketirken tüketicileri miktar konusunda hep uyarırız. Bu ürünler nedeniyle yeterli miktarda katı yağ tüketiminin zaten oluştuğunu dikkate alarak tüketicilerin dikkatli ve genel olarak yağ tüketimi konusunda bilinçli davranmasını sağlamaya çalışırız.
Prof. Dr. Kenan Demirkol: Bisküvi satın alıyorsunuz, üstünde hidrojenize nebati yağ yazıyor, bitkisel diye düşünüyorsunuz ama bu, eşittir margarin! Hiç mutfağa sokmasanız bile yeterince margarin tüketmiş oluyorsunuz zaten! Prof. Dr. Muammer Kayahan: Toplumlarda yaygınlık gösteren kimi riskli hastalıklarla, fertlerin gıda tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi saptamak üzere, bugüne kadar ulusal ve uluslararası düzeyde sayısız araştırma yapılmış. Ulaşılan sonuçlara göre; söz konusu hastalıklar yönünden tüketilen gıdalar arasında yemeklik yağ çeşit ve miktarı daima birinci derecede sorgulanmıştır. Bu çalışmaların sonucu olarak da, Amerikan Kalp Birliği tarafından sağlıklı yağ tüketimi için bir reçete geliştirilerek yayımlanmıştır. Bu reçeteye göre; günlük tüketilen yağın üçte birini mutlaka zeytinyağı, ikinci üçte birini ayçiçeği ve benzeri tohum yağları ve eğer zorunluysa son üçte birini de katı yağ veya margarin oluşturabilmektedir. Diğer taraftan vücuda alınan günlük enerjideki yağdan kaynaklanan pay ise; yüzde 15-30 arasında olmalıdır. Bu arada önemli hastalıklar yönünden irdelendiğinde, aşırı doymuş yağ tüketimi özellikle kalp-damar sağlığı yönünden ciddi bir risk oluşturur.

"5- Margarinde OMEGA var"

 
Prof. Dr. Ahmet Aydın: Bu kadar çok Omega 6 alındığında, Omega 6/Omega 3 oranı müthiş bir şekilde artıyor. Omega 3/Omega 6 dengesizliği ise; şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığın oluşumunda son derece önemli bir paya sahip. Prof. Dr. Kenan Demirkol: Sanki marifetmiş gibi Omega 6 ve Omega 3 içeriğinden söz ediliyor. Geçen yıllarda Dünya Sağlık Örgütü; toplumları fazlasıyla Omega 6 tüketimi konusunda uyardı. Çünkü,
fazla Omega 6 tüketimi kalınbağırsak, meme, pankreas kanserlerine neden olabiliyor. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz: Margarin hangi yağ kaynağından yapıldıysa, bu yağ asitleri miktarı ona göre farklılık göstermektedir. Toplum tarafından bilinen bu yağ asitlerinden Omega 6 grubu; bitkisel kaynaklı olup, sıvı yağlarda bol miktarda bulunmaktadır. Diğer grubu oluşturan Omega 3 yağ asitleri yönünden zengin olan bitkisel kaynaklı yağ alternatifleri de oldukça fazladır. Bu nedenle Omega 3 eklenmiş veya eklenmemiş margarin tüketmeyi, fayda açısından ikincil bir konu olarak ele almakta yarar vardır.

"6- Margarin A ve D Vitamini içerir "


Prof. Dr. Ahmet Aydın:
Margarinciler yaptıkları kimyasal ve fiziksel işlemlerle yağlarda bulunan doğal vitaminleri tahrip edip, daha sonra içine bir-iki tanesini koyuyor. Sonra da bununla övünüyor. Halbuki doğal yağda, bunlar da dahil onlarca vitamin var. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz: Yağ elde edilmesi sırasında vitaminlerin bir kısmı zarar görür veya kaybolur. Bu nedenle bütün ülkelerin gıda tüzüklerinde yasal olarak A ve E vitaminlerinin sıvı yağlara ve margarinlere eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. D vitamininin margarinlere eklenmesi koşuluysa, ancak güneş ışınlarından yararlanılması zor olan ülkeler için geçerlidir. Çünkü D vitamini günde 15 dakika direkt güneşe tabi kalındığında yeteri kadar sentezlenir.

"7- Margarin enerji kaynağıdır "


Prof. Dr. Ahmet Aydın: Bir enerji kaynağı olduğu doğru ama kötü bir enerji kaynağıdır. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz: Günlük enerji gereksiniminin sağlanmasında; normal koşullarda yağların oranının yüzde 30-35'i geçmemesi, yağ kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve doymuş yağlarla margarinin yüzde 8'den, tekli doymamış yağ içeren yağların yüzde 17'den, çoklu doymamış yağ içeren yağların ise yüzde 10'dan fazla tüketilmemesi gerekiyor. Bir zeytinyağı ülkesi olduğumuz dikkate alınırsa; margarin tüketim oranını istenen sınırlar içinde tutmak Türkiye'de kesinlikle mümkün.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Omega-3

Damar tıkayan kolesterol değil, şeker!

Kestane Balının Faydaları

Margarin


Özel Arama

Site Düzenlemesi
BaglarBal

Ürünler ile ilgili bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına yönelik hiç bir taahhüt ve tavsiye yerine geçmez.
Copyright © 2008-2010 Bağlar Bal 

Kullanım Sözleşmesi I Gizlilik Bildirgesi I İade ve Garanti

Sağlık Bilgileri