Sebze ve meyveleri gerçek tat ve kokusundan mahrum yemekten
şikayet eden tüketicinin imdadına, tüm dünyada bir sağlık akımı
olarak yaygınlaşan ‘Organik hayata dönüş felsefesi’ yetişiyor.

Bir zamanlar domates
domates gibi kokardı,
patlıcanın tadı ağzı
yakardı, elma bir başka lezzetliydi.” Son dönemde sıkça
duyduğumuz bu yakınmalar, organik hayata geçişle birlikte artık
geride kalıyor. Çünkü ilaç kullanılmadan tamamen doğal
gübrelerle yetiştirilen, ekolojik dengeyi koruyan ve
yenilenebilir enerji ile elde edilen organik ürünler, hızla
hayatımızın her alanına giriyor.
Suni hormonlu, ilaçlı ya da katkı maddeli... Günümüzde alışveriş
yapmak hiç de kolay değil doğrusu. Hangi ürünü almaya kalksak,
pek çok hastalığa adeta davetiye çıkarıyor. Sağlıklı yaşamak
isteyenler, hastalıklardan korunmanın yolunun "Ekolojik
besinlerden" geçtiğinin farkında.

Peki Organik Ürün Ne Sağlıyor?
* Toprağın canlı tabakasını koruyor.
* Çevre kirliliğini önlüyor.
* Kanser, kalp hastalıkları ve alerji gibi hastalıklara karşı
koruyucu etki sağlıyor.
* Hasta olanların yaşam kalitesini yükseltiyor.
* Hastalıklar sonucunda oluşabilecek komplikasyonları önlüyor.
* Alerjik cilt hastalıklarını engelliyor.
* Damarların yaşlanmasını önlüyor.
* Yaşlanmayı geciktirme görevini üstleniyor.
* Toksinlerin boşaltılmasını sağlıyor.
* Hücre sağlığını koruyor.
* Kanın temizlenmesine yardımcı oluyor.
Organik bal
kaça?
|