«

»

Polen Alerjisi

Polen alerjisinin tedavisi:

Bütün alerji tedavilerinin başında kişinin tahammül edemediği şeylerden kaçınması gelmektedir. Polen alerjisine karşı bir çok ilaç mevcuttur. Burun ilaçları, göz damlaları, alerji hapları (Antihistaminler ve leukotrieneantagonistler) iğneler ve solunum yoluyla alınan ilaçlar, alerji tedavisinde kullanılabilir.

Doktorunuz size en yararlı ilaçların seçiminde yardımcı olacaktır. Alerji ilaçlarının önleyici tür ilaçlar olduğunu ve tam etkisini göstermesi için aradan 1-2 haftanın geçebileceğini bilmeniz önemlidir. İlaçların tüm mevsim boyunca düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Bu, polen yoğunluğunun düşük olduğu zamanlardaki alerji belirtilerinin kaybolduğu anlar içinde geçerlidir. Rahatsızlıkların tütün dumanı, egsoz, toz, parfüm, rüzgar, ısı değişiklikleri, enfeksiyonlar,duygusal ve hormonal etkenler, ve alkolün etkisi altında oldukça kuvvetlenip artabileceğini bilmeniz çok önemlidir.

Çapraz tepkiler nedir?

Polen alerjili kişilerin taze meyve ve sebze yedikleri zaman rahatsızlık hissetmelerinin sebebi, bu tür gıda maddelerindeki proteinlerin polendeki alerjiye sebep olan maddelere çok benzemeleri ve bu nedenle bağışıklık sisteminin bunların arasındaki farkı görememesidir. Böylece, çapraz alerji olarak tabir edilen alerjik tepkiler ortaya çıkar.

Çapraz alerjiler kimlerde görülür?

Polen alerjisinden ağır rahatsızlık duyan kişiler, çapraz alerjilere de en çok maruz kalan kişilerdir. Bazı polen alerjili kişiler yiyeceklere sadece polen sezonunda tepki gösterirken, diğerlerinin belirtileri bütün yıl görülebilir. Herkesin neye tepki göstereceği oldukça bireyseldir, ve çapraz tepkiler polen alerjili herkeste görülmez.

Çapraz tepkiler hangi belirtilere sebep olur?

Huş ağacı polen alerjili kişiler, özellikle polen sezonunda taze meyve ve sebze yedikleri zaman, ağız ve boğazda rahatsızlık hisseder. “Oral alerji sendromu” terimi, gıda maddesi aşırı hassaslığında, ağız kısmında hissedilen yerel rahatsızlığa verilen bir terimdir. Bazıları, kulak bölgelerine kadar kaşıntı hisseder. Belirtiler artabilir ve vücudun diğer organlarına yayılabilir ve en kötü ihtimalle, anafilaktik şok ortaya çıkabilir, ancak bu Kuzey-Avrupa’da oldukça nadirdir.

Çapraz tepkilerin yaygınlığı:

Huş ağacı polen alerjililerin yaklaşık % 70 i bir gıda maddesine tepki göstermektedir – genellikle fındık, kivi veya taze havuç, elma ve armut. Pelin alerjililer sapkerevizine ve diğer birçok baharat bitkilerine tepki gösterir. Çoğu kez, ilk önce polen alerjisi gelişir ve peşinden çapraz alerjiler gelir. Çapraz tepkiye nelerin neden olduğunu bilmek, rahatsızlıklardan kaçınmak için önemlidir.

Çapraz tepkilerin tedavisi:

Çapraz tepkilerin önleyici tedavisinde, ilaçların fazla bir önemi yoktur. Kişi anti-histaminik ilaçları deneyebilir, ancak bunların etkisi tam kesin değildir. Gıda maddesi alerjenlerini içeren bağışıklık terapisinin uygulaması henüz mümkün değildir, ancak bu gelecekte mümkün olabilir. Yeni araştırmalar, huş ağacı polen alerjenlerini içeren bağışıklık terapisinin çapraz tepkilerde pozitif etkisi olduğuna işaret etmektedir.

Çapraz tepkilerdeki gıda maddesi alerjisinin teşhisi:

Hastalık geçmişinin esaslı şekilde incelenmesi en önemlisidir. Ham meyve ve sebzelerle yapılan iğne testi, gıda maddeleri ile iğne-iğne-testi ile yapılmalıdır. Özellikle IgE (kan tahlili) yararlı olabilir, ancak nadiren daha fazla bilgi sağlar.

Çapraz tepkilerin tablosu

Huş ağacı (ve genelde kızılağaç ve fındık ağacı)

Çayır otu ve diğer çimen türleri

Pelin

Fındık, ceviz, Brezilya kestanesi, baladur ağacı cevizi

Buğday türleri:

Arpa, çavdar, yulaf, buğday.

Sapkerevizi

Çekirdekli meyveler: elma, armut, eple, pære, şeftali, kiraz, nektarin, erik, kayısı

Baklagiller:

mesela soya fasülyeleri

Pırasa

Havuç (ham)

Kavun

Biber

Patates (ham)

Soğan

Kivi

Bitkiler/baharat bitkileri, maydanoz, biber, kişniş otu, sarımsak, hindistan baharat karışımı, anason, güveyotu

Sapkerevizi

Ayçiçeği çekirdeği

Çapraz tepkilerde yararlı tavsiyeler:

Tek bir gıda maddesine çapraz tepkilerde, kişi çapraz alerjiler listesindeki diğer gıda maddelerine tepki göstermeyebilir. Haşlanmış, soyulmuş, konverse edilmiş veya turşu haline getirilmiş gıda maddesi genellikle tahammül edilir. Kişinin tepki gösterdiği yiyeceklerden veya gıda maddelerinden uzak durmasını tavsiye ederiz. Çapraz alerji polen alerjisinin azmasına neden olmaz. Huş ağacı polen alerjililerin, emin olmak amacı ile ham meyveden veya sebzeden uzak durmasının bir anlamı yoktur.

Pelin bileşikgiller familyasına aittir, ve pelin alerjili bir kişi aynı familyaya ait san papatya , karahindiba, yıldız çiçeği ve kasımpatı gibi diğer türlerine de tepki gösterebilir. Sapkerevizine hassaslığı olan pelin alerjili bir kişi, taze veya haşlanmış sapkerevizine tahammül edemez. Bunun aksine, huş ağacı polen alerjili bir kişi haşlanmış sapkerevizine tahammül eder.

Huş ağacı polen alerjili kişilerde görülen meyve alerjisi birçokları için fazla bir önem taşımaz, ancak bazıları için sorun oluşturabilir. Bu kişiler genelde kavun, ananas, şarap üzümü, muz ve turunçgillere dahil meyvelere tahammül ederler. Ayrıca, ahududu, kuşüzümü, çayüzümü ve kırmızı yaban mersinini de yiyebilirler. Almanya’da yapılmış araştırmalar, değişik elma türlerinin provokasyonunda, bazı türlerin tahammül edilebileceğini göstermektedir. Bu nedenle, değişik türlerin denenmesi düşünülebilir. Kırmızı elmalar, yeşil elmalara nispeten, genelde daha iyi tahammül edilir. Buna ek olarak, kişi elmayı soyup açık havada bir müddet bekletilebilir, böylece alerjinin kuvvetini azaltabilir.

Diğer tür çapraz tepkiler:

Kene veya sivrisinek, sivrisinek tırtılları ve hamamböceği gibi böceklere alerjili kişiler, diğerlerine göre daha fazla miktarda, kabuklu deniz ürünlerine ( kabuklu hayvanlar, midye, istiridye ve salyangoz) karşı aşırı hassaslık gösterirler.

Kauçuk alerjili bazı kişiler, sebzelerde ve ecnebi meyvelere alerjik tepki gösterebilirler. Muz, avokado ve kivi en yaygın belirtileri verir, ancak kavunağacının meyvesi, incir, patates, domates ve kestane de çapraz tepkilere sebep olabilir.

 

Alerji dostu, salon ve açık hava bitkileri

Herkes çevresinde bitkiler bulundurabilmeli.

Alerjili kişiler, sağlık açısından kendini güvende hissetmek için evinde, çevresinde ve işyerinde bitki bulundurmaktan kaçınmayı cazip bir çözüm olarak görebilirler. Doğaya ve bitki hayatına yakınlığımızın yaşam kalitesindeki önemi göz önüne alınırsa insan, hayatının önemli bir boyutundan vazgeçmiş oluyor. Steril bir çevreye nispeten yeşil bir ortamda bulunmanın ruhsal ve bedensel bariz faydaları olduğu ispat edilmiştir. Umumi alanların da, mümkün olduğu kadarı ile, aşırı hassaslığı ve alerjili olan kişilere uygun hale getirilmesi gereklidir. Okul, anaokulları, bakımevleri, hastaneler, alışveriş merkezleri ve benzeri yerlerin yeşillendirilmesinden sorumlu kişilere burada özel bir sorumluluk düşmektedir.

Bitkiler hangi sağlık problemlerine sebep olabilir?

Polen alerjisi yaygın ve iyi bilinen bir terimdir. Polen alerjisi isminin verilmesinin nedeni, polen çekirdeklerinin tepkiye sebep olan alerjenlerin taşıyıcısı olmasıdır. Polen çekirdekleri de tepkiye sebep olan alerjenlerin taşıyıcısı oldukları için “suçlu” sayılmaktadırlar. Alerjiye sebep olan bitkilerde polen yoğunluğu oldukça yüksektir, ve bu nedenle tepkiye bu isim verilmiştir. Buna ek olarak, alerjenler, çoğunlukla yapraklar olmak üzere bitkinin diğer kısımlarında da bulunmaktadır. Çimen polenlerine alerjik kişiler, çiçek açan çimenlere çok yakın olmasalar bile, çimenlerin biçildiği zaman tepki gösterirler.

Koku aşırı hassaslığı bitkilerden gelen kokulara karşı gösterilen aşırı hassaslıktır ve oldukça yaygındır. Kişinin alerjik olmaması, vücudun antikor üretmeden tepki göstermesi ve alerji testlerinin alerji tespitinde bulunmaması durumunda bile, bu tür aşırı hassaslığın görülebileceğinin farkında olunması önemlidir. Ancak, alerjik kişilerin toleransı oldukça azalmış bir durumdadır. Mukozalar daha önceden başka bir alerjiden dolayı etkilenmiş olabilir, ve bu durumda koku maddelerinin daha az yoğunluğunda bile belirtiler kendini göstermeye başlar.

Deri tepkileri: Derinin bitkilerle temasa geçtiği zaman, temas yerinde belirtiler meydana gelebilir.Ancak, maddeler vücuda geçerek ve kan dolaşım yolu ile vücut içinde yayılarak vücudun tamamen farklı kısımlarında belirtilere sebep olabilir. Tepkiler, bitkilerin koku ile beraber havaya saldıkları çok küçük maddeler (mikro parçacıklar) ile temasa geçilmesi durumunda da görülebilir .

Gıda maddesi tepkileri bitkisel ürünlerin tüketilmesinden sonra birçok şartlara bağlı olabilir. İmmünolojik olan (yiyecek alerjisi) tepkilerden, immünolojik olmayan (yiyecek intoleransı) tepkileri ayırmak olağandır. En ciddi tepkiler, alerjik olan tepkilerdir ve alerjenlerin en ufak miktarı ile bile ortaya çıkabilirler .

Çapraz tepkiler. Huş ağaçlarından (bjørk) yayılan polene tepki gösteren birçok kişi, diğer bir kısım bitkilere, meyvelere ve sebzelere de tepki gösterir. Örneğin, incir ağacına hassas kişiler kauçuk alerjisine kolaylıkla kapılırlar. Bu, çapraz alerji olarak ifade edilir. Bağışıklık sistemi, huş ağacından gelen alerjenler ile çekirdekli meyve veya diğer besin ürünlerinden gelen alerjenler arasındaki farkı görmez.

Zehirli tepkiler. Zehirli bitkiler ile, zararlı etkilere sahip olabilen maddeleri içeren bitkiler kastedilmektedir. Bu, zehirin içeri alınmasından sonra göz, burun ve solunum yolundaki mukozalarda, deride, bağırsakta ve diğer organizmada meydana gelebilir. Binlerce zehirli bitki bulunmaktadır ve zehirli maddeler birçok değişik şekilde mevcuttur. Buna rağmen, akut ciddi zehirlenmeler çok nadirdir. Bu, zehrin bitkide genellikle daha az yoğunlukta bulunmasından, veya kokunun veya tadın oldukça tiksindirici yada itici olmasından, ve bu nedenle kişinin bitkiden kaçınmasından kaynaklanmaktadır.

Hangi bitkiler iyi seçenektir?

Bu bağlamda bitkiler üç gruba ayrılır. Bariz evet-bitkileri bir yana ve bariz hayır-bitkileri diğer bir yana. Diğer birçok bitki türü ise ortadaki gri bölge grubuna girmektedir. Salon bitkileri olarak tavsiye edilen bitki türlerinin sayısı açık hava bitkilerinin sayısından çok daha azdır. Bu da, açık havadaki değişikliklerin ve şartların daha farklı olmasından, ve koku sorununa karşı intoleransın daha yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. İyi bitki seçimine birkaç örnek verelim (Latince isimleri):

Açık hava bitkileri

Ağaçlar: Açalyalar (Sorbus intermedia), mavi ladin (Picea pungens), çınar yapraklı akçaağaç (Acer), karaçam (Larix), kuş üvezi (Sorbus aucuparia), mazı (Thuja).

Çalılıklar: Alıç türleri (Crataegus), kızılcık türleri (Cornus), beşparmakotu (Potentilla), dağ muşmulası türleri (Cotoneaster) ve kokusuz güller (Rosa).

Sarmaşıklar: Duvarsarmaşığı (Hedera helix), şerbetçiotu (Humulus), yaban asması (Clematis).

Uzun ömürlü bitkiler: Hasekiküpesi (Aquilegia vulgaris), damkoruğu (Sedum), menekşe türleri (Viola), çayır sedefotu (Thalictrum), ebegümeci türleri (Malva), şebboy (Dicentra spectabilis), Aslanpençesi (Alchemilla), hezaren (Delphinium), gelincik türleri (Papaver).

Salon bitkileri

Kına Çiçeği (Impatiens), kurdela çiçeği (Chlorophytum), palmiye türleri (Arecaceae), küpe çiçeği türleri (Fuchsia), misk otu (Mimulus), arap saçı (Soleirolia), kalanchoe (Kalanchoë), çingülü (Hibiscus), ortanca (Hydrangea), kaktüs (Cactaceae), yapraklı kaktüs (Epiphyllum). stueask (Radermachera), funda (Erica), sarısalkım (Philodendron), potos (Scindapsus pictus), ve kokusuz orkide (Orchidaceae) ve gül (Rosa) türleri.

Kaynak : http://www.naaf.no/tr/Astm-kols-alerji-ve-egzama-hakknda-bilgiler/