|
|
|
|

|
|
Bahar alerjilerinden, sürekli hapşırmaktan
şikayetçiyseniz, size önerimiz bal yiyin.
Baharın gelmesiyle birlikte burnumuzun ve gözlerimizin
düşmanı polenler de ortaya çıkıyor. Sürekli kaşıntı,
hapşırma, göz ve burun akması gibi sıkıntılar yaşarız. Tüm
bu alerjik reaksiyonlar hem güneşli bahar günlerini bir
çileye dönüştürür, hem de enerjimizi kaybetmemize ve
kendimizi yorgun hissetmemize neden olur.
Bahar nezlesi için çeşitli ilaçlar var,
ancak bunların çoğu tamamen etkili olamıyor. Burun açıcı
spreyler, göz damlaları geçici çözümler sağlarken, alerji
yatıştıran ilaçlar da yan etki olarak aşırı uyku hali
yaratıyor. Eğer siz de ilaç yerine doğal bir tedavi denemek
istiyorsanız size önerimiz günde birkaç kez birer parça
petek bal çiğnemeniz.
Bal, vücudun polene karşı duyarlılığını
azaltıyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu alerjinin o
bölgede yetişen belli başlı çiçeklerin polenleri yüzünden
olduğu. Dolayısıyla seçim yaparken mümkünse yaşadığımız
bölgenin balını tercih etmek önemli. Eğer bal o polenlerden
çok ufak bir ölçüyü bile içeriyorsa, vücudunuzun
duyarlılığını azaltmaya yardımcı olabiliyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
Polen Alerjisi
|
|
|
|
 |
Havada Bulunan Polen nedir?
Polenler, aynı tür bitkileri döllemek için havaya salınan ve
rüzgarla etrafa yayılan, değişik ağırlık ve çaplardaki küçük
parçacıklardır. Polen alerjisinde en çok önem taşıyan polen
türleri kızılağaç, fındık ağacı ve huş ağacı tarafından
üretilmektedir. Bunlara ek olarak pelin, tüm çimen türleri,
özellikle çayır otları ve meyve bahçesi gelmektedir. Küf
mantarların üreme organları, polenin sebep olduğu
rahatsızlıklara benzer rahatsızlıklar verebilir. Polen alerjisi,
kişinin belli polen türlerinde bulanan bazı proteinlere alerjik
tepki göstermesinden kaynaklanır. Polen alerjisi, tıpta mevsim
alerjik rinit olarak veya halk dilinde saman nezlesi olarak
adlandırılır.
Polen, nefes yoluyla solunum yollarımıza yerleşir. Buna ek
olarak polen cilt, saç ve gözlere yerleşir. Bu, bir çokları için
bir sorun oluşturmaz. Alerjik olan bir kişide bağışıklık sistemi
harekete geçer ve burunda ve/veya gözlerde iltihaplanma tepkisi
görülür. Vücut, polendeki proteinlere tepki gösterir ve
rahatsızlığa, hapşırmaya, burun akıntısına, gözlerde kaşıntıya
neden olan, histamin ve diğer iltihap yaratan maddeler
salgılamaya başlar.

Polen alerjisi kimlerde görülür?
Polen alerjisi çoğunlukla 5-40 yaş grubundaki kişilerde
görülür ve bu hastalığa yakalanan insan sayısının giderek
arttığı görülmektedir.
Polen nerelerde bulunur?
Polen, yılın belli sürelerinde çok büyük bir miktarda havada
bulunmaktadır. Polenin en yaygın kaynakları; bahar mevsiminde
ağaçlar, yaz sonuna doğru çimenler ve pelinlerdir. Sahil ve
yüksek dağ kısımlarında genelde daha az polen vardır. Çimen ve
pelin polenleri ancak bir kaç yüz metreden oluşan mesafelere
yayılırken, ağaç polenleri kilometrelerce uzaklıktaki mesafelere
ulaşabilir. Bu, özellikle huş ağacı poleni için geçerlidir.
Alerji ile ilgili olarak, ülkenin hangi kesiminde hangi tür
polenlerin sezonu olduğu, yaz mevsimi boyunca günlük olarak,
polen uyarılarıyla bildirilir.
Polen alerjisi ne tür belirtiler gösterir?
Polen alerjisinde burun akmaya ve kaşınmaya başlar, burunda
tıkanmalar olur ve kişi hapşırır. Gözlerde sulanma, kaşıntı ve
şişmeler olur. Polen sezonunda, bazılarında da astım görülür. Bu
belirtiler hastanın çevresindeki kişiler tarafından çabucak
gözlenebilirken, diğer tür rahatsızlıklar sadece hasta
tarafından hissedilebilen belirtilerdir. Vücut bir bütün olarak
tepki gösterir. Alerji olan kişi yorgunluk ve halsizlik
hisseder, konsantre ve öğrenme kabiliyetinde azalma olur. Sonuç
olarak, hastalık bir çok kişinin iş ve okul durumlarını olumsuz
olarak etkiler.
Polen alerjili bir çok kişi çapraz tepkilere maruz kalabilir
.
Polen alerjisinin teşhisi nasıl yapılır?
Alerji konusunda bilgisi olan doktorlar tarafından cildinize
yapılan iğne testi, sizin polene, ev tozlarına, küf mantarına,
hayvanlardan olan maddelere ve benzerlerine tepki gösterip
göstermediğinizi gösterir. Test maddesi içeren küçük bir damla,
mesela polen çözeltisi, cildinize damlatılır. Bu damlanın
içinden cildinizde küçük bir delik açılır. Kızarık, kaşıntılı
beyaz kabartılı bir bölge alerjiniz olduğuna işarettir. Böyle
bir tepki, diğer tipik alerji belirtileri ile beraber sizin
çözeltideki polen türüne karşı alerji olduğunuzu gösterir. Bu
testten 3-10 gün önce herhangi bir alerji karşıtı ilacın
kullanılmaması önemlidir.
Kan testi ile yapılacak alerji testi de polen alerjisini
teşhis etmekte kullanılabilir.

Polen alerjisinden korunma yolları ve
faydalı bilgiler:
- Polen sezonunda, kişi diğer alerjenlere ve tahrik edici
şeylere karşı aşırı duyarlıdır. Temizliğinize, ağır
kokulara, tütün dumanına ve benzerine dikkat edin.
- Sabahtan akşamın erken vakitlerine kadar olan, polenin
en yoğun olduğu zamanlarda, evinizi havalandırmaktan
kaçının.
- Gün ortası çamaşırlarınızı dışarıda kurulamaktan
kaçının. Polen çamaşırlara kolayca yapışır.
- Yatmadan önce saçlarınızı yıkayın.
- Fiziksel etkinliklerinizi polenin en az yoğunlukta
olduğu zamanlarda yapmaya çalışın. Bazıları için, örneğin
bisiklete binerken, ağız ve burun kısmını kapatan toz
maskesi kullanmanın faydası olabilir.
- Güneş gözlükleri gözdeki rahatsızlıkları azaltabilir.
- Polen alerjisi olan öğrenciler (erkenden) başvurarak
sınav sürelerinin uzatılmasını isteyebilirler. Bunun için
doktor raporu gerekmektedir.
Polen alerjisinin tedavisi:
Bütün alerji tedavilerinin başında kişinin tahammül edemediği
şeylerden kaçınması gelmektedir. Polen alerjisine karşı bir çok
ilaç mevcuttur. Burun ilaçları, göz damlaları, alerji hapları (Antihistaminler
ve leukotrieneantagonistler) iğneler ve solunum yoluyla alınan
ilaçlar, alerji tedavisinde kullanılabilir.
Doktorunuz size en yararlı
ilaçların seçiminde yardımcı
olacaktır. Alerji ilaçlarının
önleyici tür ilaçlar olduğunu ve tam
etkisini göstermesi için aradan 1-2
haftanın geçebileceğini bilmeniz
önemlidir. İlaçların tüm mevsim
boyunca düzenli olarak kullanılması
gerekmektedir. Bu, polen
yoğunluğunun düşük olduğu
zamanlardaki alerji belirtilerinin
kaybolduğu anlar içinde geçerlidir.
Rahatsızlıkların tütün dumanı, egsoz,
toz, parfüm, rüzgar, ısı
değişiklikleri,
enfeksiyonlar,duygusal ve hormonal
etkenler, ve alkolün etkisi altında
oldukça kuvvetlenip artabileceğini
bilmeniz çok önemlidir.
Çapraz tepkiler nedir?
Polen alerjili kişilerin taze
meyve ve sebze yedikleri zaman
rahatsızlık hissetmelerinin
sebebi, bu tür gıda
maddelerindeki proteinlerin
polendeki alerjiye sebep olan
maddelere çok benzemeleri ve bu
nedenle bağışıklık sisteminin
bunların arasındaki farkı
görememesidir. Böylece, çapraz
alerji olarak tabir edilen
alerjik tepkiler ortaya çıkar.
Çapraz alerjiler kimlerde
görülür?
Polen alerjisinden ağır rahatsızlık duyan kişiler, çapraz
alerjilere de en çok maruz kalan kişilerdir. Bazı polen
alerjili kişiler yiyeceklere sadece polen sezonunda tepki
gösterirken, diğerlerinin belirtileri bütün yıl görülebilir.
Herkesin neye tepki göstereceği oldukça bireyseldir, ve
çapraz tepkiler polen alerjili herkeste görülmez.
Çapraz tepkiler hangi belirtilere sebep olur?
Huş ağacı polen alerjili kişiler, özellikle polen
sezonunda taze meyve ve sebze yedikleri zaman, ağız ve
boğazda rahatsızlık hisseder. “Oral alerji sendromu” terimi,
gıda maddesi aşırı hassaslığında, ağız kısmında hissedilen
yerel rahatsızlığa verilen bir terimdir. Bazıları, kulak
bölgelerine kadar kaşıntı hisseder. Belirtiler artabilir ve
vücudun diğer organlarına yayılabilir ve en kötü ihtimalle,
anafilaktik şok ortaya çıkabilir, ancak bu Kuzey-Avrupa’da
oldukça nadirdir.
Çapraz tepkilerin yaygınlığı:
Huş ağacı polen alerjililerin yaklaşık % 70 i bir gıda
maddesine tepki göstermektedir – genellikle fındık, kivi
veya taze havuç, elma ve armut. Pelin alerjililer
sapkerevizine ve diğer birçok baharat bitkilerine tepki
gösterir. Çoğu kez, ilk önce polen alerjisi gelişir ve
peşinden çapraz alerjiler gelir. Çapraz tepkiye nelerin
neden olduğunu bilmek, rahatsızlıklardan kaçınmak için
önemlidir.
Çapraz tepkilerin tedavisi:
Çapraz tepkilerin önleyici tedavisinde, ilaçların fazla
bir önemi yoktur. Kişi anti-histaminik ilaçları deneyebilir,
ancak bunların etkisi tam kesin değildir. Gıda maddesi
alerjenlerini içeren bağışıklık terapisinin uygulaması henüz
mümkün değildir, ancak bu gelecekte mümkün olabilir. Yeni
araştırmalar, huş ağacı polen alerjenlerini içeren
bağışıklık terapisinin çapraz tepkilerde pozitif etkisi
olduğuna işaret etmektedir.
Çapraz tepkilerdeki gıda maddesi alerjisinin teşhisi:
Hastalık geçmişinin esaslı şekilde incelenmesi en
önemlisidir. Ham meyve ve sebzelerle yapılan iğne testi,
gıda maddeleri ile iğne-iğne-testi ile yapılmalıdır.
Özellikle IgE (kan tahlili) yararlı olabilir, ancak nadiren
daha fazla bilgi sağlar.
Çapraz tepkilerin tablosu
|
Huş ağacı (ve genelde kızılağaç ve fındık
ağacı)
|
Çayır otu ve diğer çimen türleri
|
Pelin
|
|
Fındık, ceviz, Brezilya kestanesi, baladur ağacı
cevizi
|
Buğday türleri:
Arpa, çavdar, yulaf, buğday.
|
Sapkerevizi
|
|
Çekirdekli meyveler: elma, armut, eple, pære,
şeftali, kiraz, nektarin, erik, kayısı
|
Baklagiller:
mesela soya fasülyeleri
|
Pırasa
|
|
Havuç (ham)
|
Kavun
|
Biber
|
|
Patates (ham)
|
|
Soğan
|
|
Kivi
|
|
Bitkiler/baharat bitkileri, maydanoz, biber,
kişniş otu, sarımsak, hindistan baharat karışımı,
anason, güveyotu
|
|
Sapkerevizi
|
|
Ayçiçeği çekirdeği
|
Çapraz tepkilerde yararlı tavsiyeler:
Tek bir gıda maddesine çapraz tepkilerde, kişi çapraz
alerjiler listesindeki diğer gıda maddelerine tepki
göstermeyebilir. Haşlanmış, soyulmuş, konverse edilmiş veya
turşu haline getirilmiş gıda maddesi genellikle tahammül
edilir. Kişinin tepki gösterdiği yiyeceklerden veya gıda
maddelerinden uzak durmasını tavsiye ederiz. Çapraz alerji
polen alerjisinin azmasına neden olmaz. Huş ağacı polen
alerjililerin, emin olmak amacı ile ham meyveden veya
sebzeden uzak durmasının bir anlamı yoktur.
Pelin bileşikgiller familyasına aittir, ve pelin alerjili
bir kişi aynı familyaya ait san papatya , karahindiba,
yıldız çiçeği ve kasımpatı gibi diğer türlerine de tepki
gösterebilir. Sapkerevizine hassaslığı olan pelin alerjili
bir kişi, taze veya haşlanmış sapkerevizine tahammül edemez.
Bunun aksine, huş ağacı polen alerjili bir kişi haşlanmış
sapkerevizine tahammül eder.
Huş ağacı polen alerjili kişilerde görülen meyve alerjisi
birçokları için fazla bir önem taşımaz, ancak bazıları için
sorun oluşturabilir. Bu kişiler genelde kavun, ananas, şarap
üzümü, muz ve turunçgillere dahil meyvelere tahammül
ederler. Ayrıca, ahududu, kuşüzümü, çayüzümü ve kırmızı
yaban mersinini de yiyebilirler. Almanya’da yapılmış
araştırmalar, değişik elma türlerinin provokasyonunda, bazı
türlerin tahammül edilebileceğini göstermektedir. Bu
nedenle, değişik türlerin denenmesi düşünülebilir. Kırmızı
elmalar, yeşil elmalara nispeten, genelde daha iyi tahammül
edilir. Buna ek olarak, kişi elmayı soyup açık havada bir
müddet bekletilebilir, böylece alerjinin kuvvetini
azaltabilir.
Diğer tür çapraz tepkiler:
Kene veya sivrisinek, sivrisinek tırtılları ve
hamamböceği gibi böceklere alerjili kişiler, diğerlerine
göre daha fazla miktarda, kabuklu deniz ürünlerine ( kabuklu
hayvanlar, midye, istiridye ve salyangoz) karşı aşırı
hassaslık gösterirler.
Kauçuk alerjili bazı kişiler, sebzelerde ve ecnebi
meyvelere alerjik tepki gösterebilirler. Muz, avokado ve
kivi en yaygın belirtileri verir, ancak kavunağacının
meyvesi, incir, patates, domates ve kestane de çapraz
tepkilere sebep olabilir.
Alerji
dostu, salon ve açık hava
bitkileri
Herkes çevresinde
bitkiler bulundurabilmeli.
Alerjili kişiler, sağlık
açısından kendini güvende
hissetmek için evinde,
çevresinde ve işyerinde
bitki bulundurmaktan
kaçınmayı cazip bir çözüm
olarak görebilirler. Doğaya
ve bitki hayatına
yakınlığımızın yaşam
kalitesindeki önemi göz
önüne alınırsa insan,
hayatının önemli bir
boyutundan vazgeçmiş oluyor.
Steril bir çevreye nispeten
yeşil bir ortamda bulunmanın
ruhsal ve bedensel bariz
faydaları olduğu ispat
edilmiştir. Umumi alanların
da, mümkün olduğu kadarı
ile, aşırı hassaslığı ve
alerjili olan kişilere uygun
hale getirilmesi gereklidir.
Okul, anaokulları,
bakımevleri, hastaneler,
alışveriş merkezleri ve
benzeri yerlerin
yeşillendirilmesinden
sorumlu kişilere burada özel
bir sorumluluk düşmektedir.
Bitkiler hangi sağlık problemlerine sebep olabilir?
Polen alerjisi yaygın ve iyi bilinen bir
terimdir. Polen alerjisi isminin verilmesinin nedeni,
polen çekirdeklerinin tepkiye sebep olan alerjenlerin
taşıyıcısı olmasıdır. Polen çekirdekleri de tepkiye
sebep olan alerjenlerin taşıyıcısı oldukları için
“suçlu” sayılmaktadırlar. Alerjiye sebep olan bitkilerde
polen yoğunluğu oldukça yüksektir, ve bu nedenle tepkiye
bu isim verilmiştir. Buna ek olarak, alerjenler,
çoğunlukla yapraklar olmak üzere bitkinin diğer
kısımlarında da bulunmaktadır. Çimen polenlerine alerjik
kişiler, çiçek açan çimenlere çok yakın olmasalar bile,
çimenlerin biçildiği zaman tepki gösterirler.
Koku aşırı hassaslığı bitkilerden gelen
kokulara karşı gösterilen aşırı hassaslıktır ve oldukça
yaygındır. Kişinin alerjik olmaması, vücudun antikor
üretmeden tepki göstermesi ve alerji testlerinin alerji
tespitinde bulunmaması durumunda bile, bu tür aşırı
hassaslığın görülebileceğinin farkında olunması
önemlidir. Ancak, alerjik kişilerin toleransı oldukça
azalmış bir durumdadır. Mukozalar daha önceden başka bir
alerjiden dolayı etkilenmiş olabilir, ve bu durumda koku
maddelerinin daha az yoğunluğunda bile belirtiler
kendini göstermeye başlar.
Deri tepkileri: Derinin bitkilerle temasa
geçtiği zaman, temas yerinde belirtiler meydana
gelebilir.Ancak, maddeler vücuda geçerek ve kan dolaşım
yolu ile vücut içinde yayılarak vücudun tamamen farklı
kısımlarında belirtilere sebep olabilir. Tepkiler,
bitkilerin koku ile beraber havaya saldıkları çok küçük
maddeler (mikro parçacıklar) ile temasa geçilmesi
durumunda da görülebilir .
Gıda maddesi tepkileri bitkisel ürünlerin
tüketilmesinden sonra birçok şartlara bağlı olabilir.
İmmünolojik olan (yiyecek alerjisi) tepkilerden,
immünolojik olmayan (yiyecek intoleransı) tepkileri
ayırmak olağandır. En ciddi tepkiler, alerjik olan
tepkilerdir ve alerjenlerin en ufak miktarı ile bile
ortaya çıkabilirler .
Çapraz tepkiler.
Huş ağaçlarından (bjørk)
yayılan polene tepki gösteren birçok kişi, diğer bir
kısım bitkilere, meyvelere ve sebzelere de tepki
gösterir. Örneğin, incir ağacına hassas kişiler kauçuk
alerjisine kolaylıkla kapılırlar. Bu, çapraz alerji
olarak ifade edilir. Bağışıklık sistemi, huş ağacından
gelen alerjenler ile çekirdekli meyve veya diğer besin
ürünlerinden gelen alerjenler arasındaki farkı görmez.
Zehirli tepkiler. Zehirli bitkiler ile,
zararlı etkilere sahip olabilen maddeleri içeren
bitkiler kastedilmektedir. Bu, zehirin içeri
alınmasından sonra göz, burun ve solunum yolundaki
mukozalarda, deride, bağırsakta ve diğer organizmada
meydana gelebilir. Binlerce zehirli bitki bulunmaktadır
ve zehirli maddeler birçok değişik şekilde mevcuttur.
Buna rağmen, akut ciddi zehirlenmeler çok nadirdir. Bu,
zehrin bitkide genellikle daha az yoğunlukta
bulunmasından, veya kokunun veya tadın oldukça
tiksindirici yada itici olmasından, ve bu nedenle
kişinin bitkiden kaçınmasından kaynaklanmaktadır.
Hangi bitkiler iyi
seçenektir?
Bu bağlamda bitkiler üç gruba ayrılır. Bariz
evet-bitkileri bir yana ve bariz hayır-bitkileri diğer
bir yana. Diğer birçok bitki türü ise ortadaki gri bölge
grubuna girmektedir. Salon bitkileri olarak tavsiye
edilen bitki türlerinin sayısı açık hava bitkilerinin
sayısından çok daha azdır. Bu da, açık havadaki
değişikliklerin ve şartların daha farklı olmasından, ve
koku sorununa karşı intoleransın daha yüksek olmasından
kaynaklanmaktadır. İyi bitki seçimine birkaç örnek
verelim (Latince isimleri):
Açık hava bitkileri
Ağaçlar: Açalyalar (Sorbus intermedia),
mavi ladin (Picea pungens), çınar yapraklı
akçaağaç (Acer), karaçam (Larix), kuş
üvezi (Sorbus aucuparia), mazı (Thuja).
Çalılıklar: Alıç
türleri (Crataegus),
kızılcık türleri (Cornus),
beşparmakotu (Potentilla),
dağ muşmulası türleri (Cotoneaster)
ve kokusuz güller (Rosa).
Sarmaşıklar:
Duvarsarmaşığı (Hedera
helix), şerbetçiotu (Humulus),
yaban asması (Clematis).
Uzun ömürlü bitkiler: Hasekiküpesi (Aquilegia
vulgaris), damkoruğu (Sedum), menekşe türleri
(Viola), çayır sedefotu (Thalictrum),
ebegümeci türleri (Malva), şebboy (Dicentra
spectabilis), Aslanpençesi (Alchemilla),
hezaren (Delphinium), gelincik türleri (Papaver).
Salon bitkileri
Kına Çiçeği (Impatiens),
kurdela çiçeği (Chlorophytum),
palmiye türleri (Arecaceae),
küpe çiçeği türleri (Fuchsia),
misk otu (Mimulus),
arap saçı (Soleirolia),
kalanchoe (Kalanchoë),
çingülü (Hibiscus),
ortanca (Hydrangea),
kaktüs (Cactaceae), yapraklı
kaktüs (Epiphyllum).
stueask (Radermachera),
funda (Erica),
sarısalkım (Philodendron),
potos (Scindapsus pictus),
ve kokusuz orkide (Orchidaceae)
ve gül (Rosa)
türleri.
Kaynak :
http://www.naaf.no/tr/Astm-kols-alerji-ve-egzama-hakknda-bilgiler/
|
|
|
|
|